logo

Tarih Perspektifinde Dil Şuuru


Fatih TÜRKMEN
fturkmeno@hotmail.com

Tarih sahnesinden nice devletler, milletler ve diller gelip geçmiştir. Bu uzun kültür yolcuğunda pek çok millet ve devlet tarihte var olma kudretine erişmeyip kısa sürede tarih sahnesinden silinmişlerdir. Milletlerin tarih sahnesinde var olabilmesi sanıldığı gibi sadece güçlü bir ordu ile değil zengin bir kültür ve dil hazinesi ile mümkündür. Dil bir toplumun kendi benliğini koruması ve geleceğe yürümesinde su ve hava kadar hayati bir önem arz etmektedir.

Orhun Kitabeleri ile tohum misali toprağa düşen, Selçuklular ile yeşeren ve Osmanlı Devleti ile büyük bir çınara dönüşen ve Türkiye Cumhuriyeti ile temeli kültür olan bir mozaiğe dönüşen dilimiz; ecdadımız tarafından nakış nakış, ilmek ilmek dokunarak zengin bir hale getirilmiştir. Bu güçlü kültür mirasımızın geleceğe taşınması, genç neslimizin susadığında kelime pınarından kana kana içeceği sözcükler ile mümkün olacaktır. Peki, bu zengin dil mirasımızdan yeterince haberimiz var mı? Tarihi mirası bırakın orijinalinden okumayı, sadeleştirilen metinleri dahi ne kadar anlayabiliyoruz? Günlük konuşma dilinde kaç kelimeyle konuşuyoruz?  Farklı bir yönden bakacak olursak “kitle insanı” veya “fert” olmak ile “dil ve özgürlük” arasındaki ilşkinin ne kadar farkındayız? Unuttuğumuz, bir kenara bıraktığımız veya ciddiye alıp üzerinde durmadığımız kavramları düşünürken hayatımızdan nelerin gittiğinin farkında mıyız? Unutmayalım ki bu konular üzerinde sorgulama yapmadan gerçek manada kimliğimizin farkında olmamız asla mümkün olmayacaktır.

Tüketim kültürünün bir nesne konumuna indirgemek istediği toplumlar önce dil olarak kısırlaştırılıp yozlaştırılır ve zamanla kök değerlerini unutup hafızalarını yitiren fertlerden mankurtlaştırılmış insanlar hâline dönüştürülürler. Dil meselesi bu sebeple büyük mütefekkirlerimiz tarafından üzerinde en fazla durulan konulardan birisi olmuştur. Meselenin önemini Üstad Cemil Meriç “Kamusa uzanan el namusa uzanmıştır.” sözüyle ifade ederken Türk edebiyatının köşe taşlarından Yahya Kemal BEYATLI, tarih ve dil şuuru konusunda geleneği unutmadan geleceğe taşımanın önemini “Ne harâbî ne harâbâtîyim / Kökü mâzîde olan âtîyim.” şeklinde ifade etmiştir.

Gençlerimizin bu ilkeler ışığında “mazi / hâl / âti” köprüsünü inşa etmede bu tür rehber çalışmalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Unutmayalım ki gelecek, kültür bilincine sahip nesillerin omuzunda yükselecektir.

Fatih TÜRKMEN
Müdür

Etiketler: » »
Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 3 Bilinmeyenli Denklem

    21 Ocak 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

    X,Y,Z… Latin alfabesinin son harfleri… İnsan neslinin de son 3 kuşağı…3 bilinmeyenli çözülmesi zor bir problem gibi insan neslinin de anlamlandırması güç son 3 kuşağı… Hele bir de öyle bir kuşak var ki ailenin son şımarık çocuğu gibi o da tabiri caizse neslin en son şımarığı: Z kuşağı…2000 ve sonrası dünyaya gelenler…“Dijital/kristal kuşak”…       Anne babaları tarafından saçlarına bir tek yağmur damlası düşürülmeyen; iki adımlık mesafelere arabayla götürülen; “susadım” bile demeden ağızlarına su şişesi dayatı...
  • Soğuk Beyazın Şehri Sarıkamış: 1

    13 Ocak 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

    Geçen yılda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzü temsilen katıldığımız Sarıkamış Şehitlerini anma programına bu yıl da okullarımızda görev yapan okul müdürü ve müdür yardımcılarından oluşan bir ekip ile katılmak nasip oldu.Evlere bak ne kadar küçük Sabiha Gökçen’den bindiğimiz uçağımız Kars’taki Harakani Havaalanına inecekti. İnişe geçmeye yakın geçtiği anonsta Kars’ta havanın - 14 derece olduğu bilgisini veriyordu. Bulutların içinden çıktıktan sonra arka koltukta oturan bayan yolcu yanında oturan muhtemelen eşi olan yolcuya ‘Evlere bak ne k...
  • Eğitimin Lokomotifleri

    02 Ocak 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

    Her alanda olduğu gibi eğitimde de Lokomotifler olmalı ve bu Lokomotif ler çağın gereksinimlerini karşılayabilecek donanıma sahip olmalıdırlar. Lokomotif ne kadar güçlüyse vagonların taşıyacağı yük de ona göre olur. Hatta bu Lokomotifler öyle çağdaş olmalı ki neyi taşıdığını, nereden taşıdığını, nereye taşıyacağını çok iyi bilmelidirler. Şimdi asıl sorumuza gelelim.Kimdir bu eğitimin lokomotifleri?Gerek eğitim camiasına gerekse eğitim camiasının dışan kalanlara sorun büyük bir ihtimalle aynı cevabı alırsınız. Siz okuyucularımızın da şu ...
  • Sosyal Medyada Etik

    28 Aralık 2019 Faydalı Bilgiler, Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

    İnternet üzerinden yeni medya aracılığıyla eş zamanlı paylaşıma imkân vermesi bakımından sosyal medya, özellikle mobil telefonlar sayesinde zaman ve mekân sınırlarını ortadan kaldırmıştır. İşlevi her geçen gün büyüyen ve gelişen bir mecra olarak sosyal medya, maalesef bu büyüme karşısında kurallarını ve etik ilkelerini tam olarak oluşturamamıştır. Sosyal medyanın belki de en büyük problemi, “Bu hızlı büyümesi karşısında kendi içerisinde etik kurallarını oluşturabiliyor mu?” sorusudur. Bu soruya ne yazık ki hayır cevabını veriyoruz.Sosyal Me...