logo

Soğuk Beyazın Şehri Sarıkamış: 1


Murat ŞİT
muratsit@gmail.com

Geçen yılda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzü temsilen katıldığımız Sarıkamış Şehitlerini anma programına bu yıl da okullarımızda görev yapan okul müdürü ve müdür yardımcılarından oluşan bir ekip ile katılmak nasip oldu.

Evlere bak ne kadar küçük
Sabiha Gökçen’den bindiğimiz uçağımız Kars’taki Harakani Havaalanına inecekti. İnişe geçmeye yakın geçtiği anonsta Kars’ta havanın – 14 derece olduğu bilgisini veriyordu. Bulutların içinden çıktıktan sonra arka koltukta oturan bayan yolcu yanında oturan muhtemelen eşi olan yolcuya ‘Evlere bak ne kadar küçük’ diyor sesli konuşarak. Yağmış olan kardan dolayı yukarıdan bakıldığında her yer bembeyaz bir örtü gibi görünüyor. Her yer bembeyaz görünse de o beyazın içinde yollar uzayıp giden siyah bir çizgi gibi görünüyor bize. Ama yollardan hariç bir siyahlık daha var. O yılanın kıvrımı gibi uzayıp gitmekte. Muhtemelen o da akarsular ve dereler olmalı. Saat 9:13 gibi iniyoruz Kars Harakani Havaalanına. Daha uçak durmamış bile, herkes ayağa kalkmış uçağın ara boşluğunda toplanmış. Havaalanına inmiş olsa bile daha durmamış olan uçağın durmasını beklemeden ayağa kalkarak ara boşlukta ayakta durmadaki sabırsızlığı anlamaya çalışıyorum. Herkes cep telefonlarını uçak modundan çıkararak kullanmaya başlıyor. Havaalanına inişlerini haber veriyorlar yakınlarına.

Harakani’nin kim olduğunu merak ediyor musunuz ?
Kars Havaalanının adı Harakani. Harakani’nin kim olduğunu merak ediyorsunuz muhtemelen. Harakani ismi Ebul Hasan Harakani’den gelme. Ebul Hasan Harakani İse M.S. 963-1033 yılları arasında yaşayan bir evliyanın adıdır. Ebul Hasan Harakani’nin asıl adı ise Ali Bin Ahmed Cafermiş. Ebul Hasan Harakani Şahadet mertebesine erişen ilk Anadolu evliyalarından biriymiş. Sultan Alpaslan Kars’ı fethetmesinden sonra 1064 yılında bugünkü Kaleiçi mahallesinde Ebul Hasan için bir türbe yaptırmış.
Dünya küçük derler ya öyleymiş. Kars Harakani Havaalanına indiğimizde Sancaktepe Belediye Başkan Yardımcımız Ahmet Yılmaz’ı, Sancaktepe Özel Kavram Anadolu Lisesi Sahibi Levent Nayki ‘yi Sancaktepe Kars Ardahan Iğdır Derneği Başkan ve yönetimi ile karşılaşıyoruz. Onlarda Sarıkamış Şehitlerini Anma Programına katılmak için gelmişler. Selamlaşıp ayaküstü kısa bir sohbetten sonra ekip olarak onlardan ayrılıyoruz.
Havaalanında Sarıkamış Şehitlerini Anma Programına gelenleri karşılamak üzere kurulan bir masa görüyoruz. Orda görevli olan arkadaşlara şehitleri anma programına geldiğimizi söyleyince tarafımıza iki araç çağırarak tahsis ediyorlar. Biz seviniyoruz. Araçların ikisi de resmi araç. Araçlarımıza biniyor havaalanından ayrılıyoruz.

Selim İlçesini de görmek istiyoruz
Yol Selim ilçesinin kenarından geçiyor. Ekip arkadaşlarımızdan biri Selimli olunca, bu kadar yakınına gelmişken Selim İlçesini de görmek istiyoruz. Kaymakamlık binasını, Belediye binasını, parti binalarını görüyoruz. Selim yazısının önünde fotoğraflar çekiliyoruz. Selim küçük bir ilçe olunca çok vaktimizi almıyor.

Sarıkamış öncesi Şehitler Anıtı
Sarıkamış’a doğru yolumuza devam ediyoruz. Sarıkamış’a varmadan önce yol kenarında Şehitler Anıtı var. Şehitler anıtının olduğu yerde birçok ekip araçlarından inmiş, Kimi dua ediyor. Kimileri de hatıra fotoğrafları çekiliyordu. Biz de araçlarımızdan indik var olan ekiplere katıldık. Sonra hep beraber istiklal marşımızı söyledik. Şehitlerimizin ruhuna Fatihalarımızı okuduk. Ekiplerle tanıştık. Hatıra fotoğrafları çekilip yolumuza devam ettik.

Ve Sarıkamış
Sarıkamış’a varıp kalacağımız yer olan Sarıkamış Öğretmenevine yerleşiyoruz. Tabi öğretmenevini görünce geçen yıl oteller bölgesinde kaldığımız oteli arıyoruz. Çünkü öğretmenevinde sadece sabah kahvaltısı çıkmakta. Öğle ve akşam yemeği yok.
Cuma saatinin geldiğini fark ediyoruz. Abdestlerimizi alıp Sarıkamış Şehitleri için saat 17:30’da düzenlenecek Mevlid-i Şerif programının icra edileceği camii olan Kazım Karabekir Camii’ne Cuma namazını eda etmeye gidiyoruz. Caminin içine girdiğimizde bir şey dikkatimi çekti. Bu cami eski yapı bir camii. Camide hiç kolon yok.  Kıble tarafı hariç üç taraftan da kapı var. Camide verilen Cuma hutbesi doğal olarak Sarıkamış Şehitlerini konu edinmişti. İmam, Sarıkamış Harekâtı’nın 105. yıl dönümünde vatanımız, milletimiz, bayrağımız için çetin kış şartlarında Allahu Ekber Dağları’nda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz, sözleriyle hutbeyi bitiriyor.
Cumadan sonra Sarıkamış Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli müdürümüze misafir oluyoruz. Öğretmenevinde yemek çıkmayınca uygulama otelinde yemeğimizi yiyoruz.
Akşam 18.30 gibi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Meydanından Yukarı Sarıkamış Şehitliğine kadar olan Meşaleli Yürüyüşe katılıyoruz.

Çıldır gölü ziyaretimiz
4 Ocak Cumartesi günü programı en erken Kardan Heykeller Sergisi Açılış Programı onunda saati 15.00 olunca o saate kadar Çıldır Gölü’ne gider döneriz hesabı yaparak yola çıkıyoruz. Çıldır gölüne giderken yolun yarısına kadar her taraf karlar ile kaplıyken, göle yaklaştıkça karın henüz yağmadığı yerlerde görüyoruz. Hatta ilginç olan bir şey:  tarih 4 Ocak gölün kıyısında koyun sürüsünü otlatan çoban görüyoruz.
Çıldır gölüne, kızaklara binip gölün üzerinde kızak sürmek niyetiyle gidiyoruz. Ancak gördüğümüz kadarıyla göl henüz donmamış. Gölün kenarına “Atalay’ın Yeri” denilen yere varıyoruz. Arabalarımızdan indiğimizde müthiş bir ayaz ve insanı bıçak gibi kesen sert bir rüzgâr var. Bir yandan göle ait bir hatıramız olsun diye fotoğraf çekilmek istiyoruz ama sert esen o rüzgârda donacak gibiyiz. Ve dayanamıyoruz, içeri giriyoruz. Dışarının ayazına ve insanı bıçak gibi kesen sert rüzgârına inat içerde gürül gürül yanan soba ile karşılaşıyoruz. Atalay’ın yerinde herkes balık yerken biz gün içinde kaz yiyeceğimiz için balık yiyip kendimizi doyurmak istemedik. Sıcak çaylar içerek kendimize geldik. Mekâna kendi adını veren Atalay beye merak ettiğimiz şeyi soruyoruz. Kızak sürmek istiyoruz. Burada nerede kızak bulabiliriz, diye. Gölde buz tutmadığı için hem karda yağmadığı için kimse kızak kurmamıştır, cevabını alınca biraz moraliz bozuluyor. Bu kadar yolu boşuna mı geldik der gibi bir bakışla bakıyoruz Atalay beyin gözlerine. Çaylarımızı içip kalkıyoruz.

Murat ŞİT Eğitimci -Yazar

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Soğuk Beyazın Şehri Sarıkamış: 1

    13 Ocak 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

    Geçen yılda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzü temsilen katıldığımız Sarıkamış Şehitlerini anma programına bu yıl da okullarımızda görev yapan okul müdürü ve müdür yardımcılarından oluşan bir ekip ile katılmak nasip oldu.Evlere bak ne kadar küçük Sabiha Gökçen’den bindiğimiz uçağımız Kars’taki Harakani Havaalanına inecekti. İnişe geçmeye yakın geçtiği anonsta Kars’ta havanın - 14 derece olduğu bilgisini veriyordu. Bulutların içinden çıktıktan sonra arka koltukta oturan bayan yolcu yanında oturan muhtemelen eşi olan yolcuya ‘Evlere bak ne k...
  • Eğitimin Lokomotifleri

    02 Ocak 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

    Her alanda olduğu gibi eğitimde de Lokomotifler olmalı ve bu Lokomotif ler çağın gereksinimlerini karşılayabilecek donanıma sahip olmalıdırlar. Lokomotif ne kadar güçlüyse vagonların taşıyacağı yük de ona göre olur. Hatta bu Lokomotifler öyle çağdaş olmalı ki neyi taşıdığını, nereden taşıdığını, nereye taşıyacağını çok iyi bilmelidirler. Şimdi asıl sorumuza gelelim.Kimdir bu eğitimin lokomotifleri?Gerek eğitim camiasına gerekse eğitim camiasının dışan kalanlara sorun büyük bir ihtimalle aynı cevabı alırsınız. Siz okuyucularımızın da şu ...
  • Sosyal Medyada Etik

    28 Aralık 2019 Faydalı Bilgiler, Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

    İnternet üzerinden yeni medya aracılığıyla eş zamanlı paylaşıma imkân vermesi bakımından sosyal medya, özellikle mobil telefonlar sayesinde zaman ve mekân sınırlarını ortadan kaldırmıştır. İşlevi her geçen gün büyüyen ve gelişen bir mecra olarak sosyal medya, maalesef bu büyüme karşısında kurallarını ve etik ilkelerini tam olarak oluşturamamıştır. Sosyal medyanın belki de en büyük problemi, “Bu hızlı büyümesi karşısında kendi içerisinde etik kurallarını oluşturabiliyor mu?” sorusudur. Bu soruya ne yazık ki hayır cevabını veriyoruz.Sosyal Me...
  • Önemli olan hangisi?

    28 Aralık 2019 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

    Yazacağım olayı geçen yıl yaşamıştım. Makamda yerimde çok oturmayı sevmem. Çokça okul ve kurum ziyareti yapmayı, ne durumda olduklarını yerinde görmeyi severim. Bir gün yine adını vermeyi istemediğim bir okulumuzu ziyaretimde okul idaresini ziyaretten sonra okulun anasınıflarını ve özel eğitim sınıflarını da görmek istemiştim. Her canlının yavrusunun sevimli ve tatlı olduğu gibi insanın da yavrusu yavru iken var olan sevimliliği büyüdükçe çoğunda kaybolur. Onun için sevimlilikleri üzerlerinden akan anasınıfı çocuklarımızı ziyaret edip çocuklarl...