logo

Okul Aile İlişkileri


Bedi AYDIN
bedi.aydin@gmail.com

Günümüzde okul çocuklarımızın geleceğini belirleyen en önemli kurumdur.

Tarihsel gelişimi dikkate alındığında okulun bugünkü yapısı çok eski zamanlara uzanmıyor. Sanayi devrimi ile birlikte ortaya çıkan bugünkü okul yapısı yakın zamanda şekillenmiş ve zorunlu eğitim süreleri artmıştır. Önceleri durum böyle değildi. Okul sınırlı yaygınlık gösteren bir kurumdu.

Okul varlığını çeşitli işlevler üstlenerek ve gelişerek sürdürmektedir. Üstelik okul her yeni duruma uygun işlevler üstlenerek yaşamımızdaki vazgeçilmezliğini pekiştirmektedir.  Okulun işlevlerini gelişen teknoloji karşısında yitireceğini savunanlar okulu hiç tanımamaktadırlar ve fena halde yanılmaktadırlar. Okul gelecekte de var olacaktır. Bu bir kehanet değil somut gerçekliktir. Okulun günümüzdeki işlevlerini sıralarsak; okuma-yazma öğretir, bilgi ve bilim insanı üretir, devlete eleman yetiştirir ve çocukların bakımını üstlenir. Ne şimdi ne de gelecekte çocukların bakımını üstlenecek başka bir kurum yoktur, olsa bile adı değiştirilmiş başka türlü bir okul olur.

Şimdi okul aile ilişkilerinin bugünkü halinden söz etmek gerekirse; ailenin okula olan ilgisi yakın zamanla kıyaslandığında belirgin ölçüde artmıştır. Deyim yerindeyse aile okula yerleşmiştir. Bir ölçüde olumlu olan bu gelişme iyi yönetilemediğinden beklenmedik sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Okul-aile-öğretmen ilişkileri istenilen verimlilikte yürümemektedir.

Ailenin çocukları ile kurduğu ilişki “ilgi” odaklıdır. Çocuğa gösterilen aşırı ilgi yetiştirme görevi olan okulun tutumuyla çatışmaktadır. Aile çocuğuna gösterdiği ilgiyi okuldan da istemektedir. Okul bunu yapabilir mi? Elbette sınırlı ölçüde yapabilir; ancak okulun görevi çocuğu geleceğe en iyi şekilde hazırlamaktır. Bu yetiştirme ile ilgilidir ve yetiştirme çoğu zaman çocukların hoşuna gitmeyen yöntemlerin kullanılmasını zorunlu kılar.

Aileler günümüzde çocuklarını, yetiştirmenin disiplinli havasından uzak tutmak istemektedirler. Okul ise kaçınılmaz olarak disiplinli olmak zorundadır. Bu dengelenmesi gereken bir durumdur. Henüz bunu dengeleyebildiğimiz söylenemez. Aile, okulun işlevlerinden olan bakıcılık kısmının önde olmasını istemektedir. Son yıllarda kamuoyuna yansıyan birçok olaylardan anlayacağımız gibi velinin okuldan şikayetleri eğitim ve yetiştirme ile ilgili olmaktan çok çocuklarının anlık hoşnutsuzlukları ile ilgilidir.

Sağlıklı okul-aile ilişkileri geliştirmek zorundayız yoksa geleceğimiz olan çocuklarımızı istenilen düzeyde yetiştirmeyi başaramayız. Hem ilgi göstermeyi hem de yetiştirmeyi dengeli şekilde sürdürmenin yolunu bulmamız gerekir.

Yetkinlik anlayışının bu konudaki önerilerini sıralayarak bitireyim.

-Okulun asıl bileşenleri öğretmen ve öğrencidir. Diğer tüm bileşenler öğrenme sürecini kolaylaştırmak için vardır. Öğretmen eğitimin ve okulun merkezidir. Ne olursa olsun öğretmene saygı önceliklidir. Anlık ve eğitimle ilgili olmayan sorunları sürekli olacakmış gibi algılayıp öğretmeni şikayet etmek, öğretmeni yıpratmak anlamsız olduğu gibi okula ve eğitim süreçlerine zarar verir.

-Müfredat insanlığın üzerinde anlaştığı bilgiden oluşur. Bu bilgi evrenseldir; ancak yeni ve kabul görmüş bilgiyle değiştirilebilir. Bu bilgiler disiplin olmadan öğrencilere aktarılamaz.

-Okulda eğlence olmalıdır ve zaten vardır. Ancak eğlence ve keyif okulun merkezinde yer alamaz. Dersin eğlenceli olması bilgiye ilgi göstermekle mümkündür. Eğlenceli yöntemlerle ders işlemek sürdürülemez. Birey merkezli ders işlemek fantastik bir yaklaşımdır.

-Öğretmen-öğrenci ilişkisinde sorun çıkabilir ve çıkacaktır, çözüm öğretmen ve öğrenci arasında olmalıdır. Çocuklar okula yılın 180 günü gitmektedir. Bu uzun süreç sorunsuz olmaz. Öğretmen sorun çözmeyi bilir.

Çocuklarımızın geleceği iyi yetiştirilmelerine bağlıdır. Toplumsal birçok olayda yaşadığımız gibi okulu ve eğitimi “hız ve haz” sarmalına kurban etmemeliyiz. Şunu bilmekte fayda var, okul çocuk yetiştirmede ailenin eksiğini tamamlar. Okulun verimini arttırmak ailenin şikayetlerinden çok desteğiyle mümkündür.

Etiketler: » » » »
Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Minik Öğretmenlerimizi Duyalım

    26 Ocak 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Rehberlik

    Anne baba olmak çok güzel ve kutsal olmasının yanı sıra çok zorlu bir yoldur. Bu yolda bizim en iyi öğretmenlerimiz aslında çocuklarımızdır. Evet, bu bize inanılmaz gelsede, anne baba olmayı çocuklarımız öğretir bize. Bu yazıyla minik öğretmenlerimize nasıl kulak vereceğimizin yolculuğunu kısmen de olsa birlikte yürümek istiyorum.Değerli Dostlar,Anne baba olmak çok güzel ve kutsal olmasının yanı sıra çok zorlu bir yoldur. Bu yolda bizim en iyi öğretmenlerimiz aslında çocuklarımızdır. Evet, bu bize inanılmaz gelsede, anne baba olmayı...
  • 3 Bilinmeyenli Denklem

    21 Ocak 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

    X,Y,Z… Latin alfabesinin son harfleri… İnsan neslinin de son 3 kuşağı…3 bilinmeyenli çözülmesi zor bir problem gibi insan neslinin de anlamlandırması güç son 3 kuşağı… Hele bir de öyle bir kuşak var ki ailenin son şımarık çocuğu gibi o da tabiri caizse neslin en son şımarığı: Z kuşağı…2000 ve sonrası dünyaya gelenler…“Dijital/kristal kuşak”…       Anne babaları tarafından saçlarına bir tek yağmur damlası düşürülmeyen; iki adımlık mesafelere arabayla götürülen; “susadım” bile demeden ağızlarına su şişesi dayatı...
  • Soğuk Beyazın Şehri Sarıkamış: 1

    13 Ocak 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

    Geçen yılda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzü temsilen katıldığımız Sarıkamış Şehitlerini anma programına bu yıl da okullarımızda görev yapan okul müdürü ve müdür yardımcılarından oluşan bir ekip ile katılmak nasip oldu.Evlere bak ne kadar küçük Sabiha Gökçen’den bindiğimiz uçağımız Kars’taki Harakani Havaalanına inecekti. İnişe geçmeye yakın geçtiği anonsta Kars’ta havanın - 14 derece olduğu bilgisini veriyordu. Bulutların içinden çıktıktan sonra arka koltukta oturan bayan yolcu yanında oturan muhtemelen eşi olan yolcuya ‘Evlere bak ne k...
  • Eğitimin Lokomotifleri

    02 Ocak 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

    Her alanda olduğu gibi eğitimde de Lokomotifler olmalı ve bu Lokomotif ler çağın gereksinimlerini karşılayabilecek donanıma sahip olmalıdırlar. Lokomotif ne kadar güçlüyse vagonların taşıyacağı yük de ona göre olur. Hatta bu Lokomotifler öyle çağdaş olmalı ki neyi taşıdığını, nereden taşıdığını, nereye taşıyacağını çok iyi bilmelidirler. Şimdi asıl sorumuza gelelim.Kimdir bu eğitimin lokomotifleri?Gerek eğitim camiasına gerekse eğitim camiasının dışan kalanlara sorun büyük bir ihtimalle aynı cevabı alırsınız. Siz okuyucularımızın da şu ...