• DOLAR
    5,7721
    %-0,11
  • EURO
    6,3577
    %-0,11
  • ALTIN
    270,58
    %-0,16
  • BIST
    103.972
    %0,83
“Nitelikli insana ihtiyacımız var”

“Nitelikli insana ihtiyacımız var”

-Kur’an-ı Kerim’in, “oku” kelimesiyle başladığını vurgulayan Erbaş, İslam medeniyetinin temellerinin, ilim ve bilgi üzerine kurulduğunu söyledi.

– Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş:
– “Sağlam temeller üzerine atılan fakülte, çok iyi öğrenciler yetiştirir. Bizim buna ihtiyacımız var. Nitelikli insana ihtiyacımız var. Üniversitelerin zaten varlık sebebi bu. Hangi alanda olursa olsun nitelikli insan yetiştirmek”
– “Bizim alimlerimizin isimlerini bile tahrif etmişler. Ben 10 yıl kadar mühendislik fakültesinde, uygarlık tarihi dersleri verdim. Tahtaya, Avicenna yazıp ‘Arkadaşlar bu önemli bir ilim adamıdır. Sizce nerelidir’ dedim. Kimi Romalı olduğunu, kimi de Yunan filozofu olduğunu söyledi. Avicenna’nın, İbn-i Sina olduğunu söyledim. Bu kadar vicdansızlık olur mu? Onu İbn-i Sina diye telaffuz etmek o kadar mı zor?”

MERSİN (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, her alanda nitelikli insan yetiştirmeye ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Erbaş, Mersin Üniversitesindeki İslami İlimler Fakültesi’nin açılışı dolayısıyla düzenlenen konferansta, yeni öğretim döneminin hayırlara vesile olmasını diledi.

Kur’an-ı Kerim’in, “oku” kelimesiyle başladığını vurgulayan Erbaş, İslam medeniyetinin temellerinin, ilim ve bilgi üzerine kurulduğunu söyledi.

Erbaş, İslam ilminin, birçok disiplinle ortak hareket ettiğine işaret ederek, “Bizim medeniyetimizde aslında İslami ilimler, İslam dışı ilimler diye bir şey yoktur. Matematik, sosyoloji, psikoloji, astronomi, felsefe de İslami bir ilimdir tıpkı hadis, tefsir, fıkıh ve kelam gibi.” dedi.

Her ilim insanının, peygamberin varisi olduğunu aktaran Erbaş, ilmin birçok disiplinine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Kur’an-ı Kerim’de birçok ilim dalına ilişkin mesajların yer aldığını ifade eden Erbaş, şöyle konuştu:

“Medrese ne demek? Birileri nedense ‘medrese’ denilince tüyleri diken diken oluyor. Ders yapılan yer demektir medrese. Sınıf’ diyoruz mesela. Sınıfın Arapça olduğunu duysalar, ona da mı karşı çıkacaklar acaba? Sınıf, kitap, kalem, defter Arapça. Kullanmıyor muyuz? Hepsini kullanıyoruz. Ne diyor, ‘O kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini öğretti’. En büyük öğretmen Allah’tır. Çünkü Allah’ın adlarından biri de Rab’dır. Rab, öğretici demektir. Mürebbiye ismini bu millet, asırlarca öğretmenler için kullandı. Mürebbiye, Rab’dan geliyor. Öğretmen demek. Peygamberimiz, ‘Ben size muallim olarak gönderildim.’ diyor. Her öğretmen muallimdir, hem muallim Peygamber Efendimizin varisidir. Ne büyük unvandır bu.”

Her mühendisin, doktorun da kendi alanında birer öğretmen olduğunu kaydeden Erbaş, herkesin alanındaki bu unvanını muhafaza etmesi gerektiğini dile getirdi.

Erbaş, medreselerde önemli alimlerin yetiştiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bizim alimlerimizin isimlerini bile tahrif etmişler. Ben 10 yıl kadar mühendislik fakültesinde, uygarlık tarihi dersleri verdim. Tahtaya, Avicenna yazıp ‘Arkadaşlar bu önemli bir ilim adamıdır. Sizce nerelidir.’ dedim. Kimi Romalı, kimi Yunan filozofu olduğunu söyledi. Avicenna’nın İbn-i Sina olduğunu söyledim. Bu kadar vicdansızlık olur mu? Onu İbn-i Sina diye telaffuz etmek o kadar mı zor? Biz, İngilizin Churchill’ini, başka bir şekilde telaffuz etsek, ‘Çira’ desek mesela. İngiliz bundan rahatsız olmaz mı? Niye bizim İbn-i Sina’mızı ‘Avicenna’ diye, İbn Rüşd’ümüzü ‘Averroes’ diye telaffuz ederler? Hem yazılışını, hem telaffuzunu tahrif ederler. Öyle bir şey olur mu? Mühendislik fakülteki öğrencilerime bunu söyledikten sonra şaşırdılar, ‘Avicenna’nın İbn-i Sina olduğunu bilmiyorduk’ dediler. Böyle bir tahrif olmaz hele ki isimler üzerinde. Muhammed’i nasıl Mohammad yapıyorsun? Muhammed demek o kadar mı zor? Türkiye demedikleri gibi. Turkey. Türkiye demek bu kadar mı zor? İlme, ilim adamına bu yakışmaz. İsimler üzerinde tahriftir bu. Bunu her ortamda bizim anlatmamız gerekiyor.”

– “Nitelikli insana ihtiyacımız var”

İslami İlimler Fakültesi’nin temellerinin sağlam atıldığını gördüklerini belirten Erbaş, “Sağlam temeller üzerine atılan fakülte, çok iyi öğrenciler yetiştirir. Bizim buna ihtiyacımız var. Nitelikli insana ihtiyacımız var. Üniversitelerin zaten varlık sebebi bu. Hangi alanda olursa olsun nitelikli insan yetiştirmek.” ifadesini kullandı.

Başkan Ali Erbaş, evrensel bilginin üretildiği yerlerin üniversiteler olduğunu vurgulayarak, nerede üretilirse üretilsin bilgiye ihtiyaç duyulduğunu aktardı.

Misafir öğrencilerin önemine işaret eden Erbaş, “Misafir öğrenciler bizim için çok önemli. Hangi ülkede ne kadar yabancı varsa, o ülke bundan çok kazançlı çıkıyor. Maddi açıdan değil, beyin açısından. Biz yıllarca beyin göçü verdik. Şimdi, hem beyin göçünü durdurmamız lazım hem de o beyinleri geri almamız lazım. Bu beyinleri iyi bölümler, laboratuvarlar, fakülteler kurarak geri getireceğiz. ” diye konuştu.

Erbaş, öğrencilere, işlerini en iyi yapan kişi olmaları konusunda gayret göstermeleri önerisinde bulunarak, eğitim ve sonrasındaki süreçte yabancı dil öğrenmenin önemine dikkati çekti.

Programa katılan Mersin Valisi Ali İhsan Su ve Mersin Üniversitesi Rektörü Ahmet Çamsarı, Erbaş’a hediye ve plaket takdim etti.

Erbaş, daha sonra Suphi Öner Öğretmenevi’nde il ve ilçe müftüleriyle düzenlenen basına kapalı toplantıya katıldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Ali Erbaş Nitelik

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?