logo

    Minik Öğretmenlerimizi Duyalım


    Özlem ULAŞ
    info@glueckliche-kids.de

    Anne baba olmak çok güzel ve kutsal olmasının yanı sıra çok zorlu bir yoldur. Bu yolda bizim en iyi öğretmenlerimiz aslında çocuklarımızdır. Evet, bu bize inanılmaz gelsede, anne baba olmayı çocuklarımız öğretir bize. Bu yazıyla minik öğretmenlerimize nasıl kulak vereceğimizin yolculuğunu kısmen de olsa birlikte yürümek istiyorum.

    Değerli Dostlar,

    Anne baba olmak çok güzel ve kutsal olmasının yanı sıra çok zorlu bir yoldur. Bu yolda bizim en iyi öğretmenlerimiz aslında çocuklarımızdır. Evet, bu bize inanılmaz gelsede, anne baba olmayı çocuklarımız öğretir bize. Bu yazıyla minik öğretmenlerimize nasıl kulak vereceğimizin yolculuğunu kısmen de olsa birlikte yürümek istiyorum.

    Birlikte büyüdüğümüz, hayatı paylaştığımız, saçlarının teline zarar geldiğinde aslan kesildiğimiz, başarılı olduklarında gururlandığımız bu yolda, çocuklarımızı lütfen hayatımızın içine alalım. Aile içinde yapılacak işlerde onlara da ufak görevler vererek kişilik gelişimini desteklemekle başlayabiliriz. Çocuğun yaşına göre, masa hazırlamasını isteyebileceğimiz gibi, ders çalışan ablasını yemek masasına çağırması görevini vermeye kadar pek çok basit katılımla onu onurlandırabiliriz. Bu çocuğun kendisini önemli ve ailenin bir parçası olduğunu hissetmesine vesile olacaktır. Bu tarz küçük görevler verdikten sonra mutlaka çocuğunuzun yaptığı görevi başarı sözcükleriyle tasdikleyin. “Aferin, çok iyi yaptın, seninle gurur duyuyorum, masayı çok güzel hazırlamışsın“ gibi olumlu ifadeler kullanarak çocuğunuzun kendine güvenini ve pozitif  gelişimini destekleyebilirsiniz. Bu sayede huzurlu ve duyarlı çocuklar yetiştirmiş olursunuz.

    Olumsuz davranış ve sürekli negatif yaklaşımlar çocuğu yalana iter. Çocuklarda yalan söyleme davranışının en büyük nedeni korkudur. Yalan söylemek aslında çocuğumuzun “doğruyu söylersem zarar görürüm, annem-babam bana kızar ya da döver..“ düşüncesinden başka bir şey değildir. Bu konuyu bir örnekle genişletmek daha anlaşılır olmasını sağlayacaktır.

    Diyelim ki çocuğunuz duvardaki tabloyu top atarak kırdı. Sizden korktuğu için yalan söyleyecek ve ben kırmadım diyecek ya da suçu bir başkasının üzerine atacaktır. Bu davranış ise yaradığında alışkanlığa dönüşecek, her hatasında yalanla bunu kapatmayı öğrenecektir. Oysa bizim hedefimiz, çocuğumuzu doğruyu söylemeye teşvik etmek olmalıdır.

    Peki çocuğumuzun doğruyu söylemesini nasıl sağlayabiliriz. Buna ancak olumlu davranışı överek  ulaşabiliriz. Çocuğunuz tabloyu kırdığında “Özür dilerim , tabloyu ben kırdım anne“ diyen çocuğunuza, “zaten hep bir şeyler kırıyorsun, ne biçim çocuksun, odana git, bıktım senden“ gibi sözler söylerseniz bir daha size bu şekilde yaklaşmayacak, yalan söyleyecektir. Anne-baba olarak doğru tutum ve cevap şu olmalı:“Gerçeği söylediğin için teşekkür ederim. Şimdi beraber bir çözüm bulalım. Top oynayacağın zaman dışarı çıkalım, tablonun yenisini almak içinde harçlığından biraz kesinti yapalım. Anlaştık mı?“

    Çocuklarımıza yaklaşımlarımızda aklımızdan çıkarmamamız gereken altın kurallardan biri şudur: Çocuklar yalan söylemek için değil, yalan söylememek için yaratılırlar.

    Anne-babanın yanlış tutumları, korku ve baskı onları yalan söylemeye iter. Öyleyse hedefimiz çocuğumuzun içindeki olumlu tarafı desteklemek için uğraşmak ve kendimizi eğitmek olmalıdır. Yazımızın başında söylediğim gibi aslında çocuklar bizim öğretmenlerimizdir. Olumlu davranışlarla çocuğumuza yaklaşabilmek için öncelikle kendimizden başlamalıyız. Kendi içimizdeki huzuru, güzelliği bulduktan sonra ancak çocuğumuzun eğitimi konusunda olumlu adımlar atabiliriz.

    İçinizdeki güzelliği her daim hissetmeniz dileğiyle.

    Minik öğretmenlerimize sevgiyle

    Özlem ULAŞ

    özlemulaş@glueckliche-kids.de

    Share

    İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

    • Teknolojiden Kurtulmayı Başaran Bayramlarımız…

      24 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

      Yaşanan her şeyin bir nedeni varmış meğer. Hiçbir sıkıntı sebepsiz değilmiş. Bayramlaşmayı unutup tatile dönüştürmüştük oysa. Arayıp sesimizi duymak yerine toplu mesajla ne de kolay çözüyorduk bu sorunu. Ne de olsa teknoloji var ne de olsa bunlar eski kültürden kalma formalitelerdi. Ve modern dünyanın gündeminde bile değildi. Birden bir şey oldu. O kültür bu kültür diye ayırt etmeden birden ışıklar söndü. Hayat yavaşladı. Koca dünyaya sığdıramadığımız hayatı eve sığdırmayı zorla da olsa başardık. Kimimiz 600 m2 ye kimiz 60 m2 ye.. ama çok büyü...
    • Gelin bir çocuğun kalbine girelim

      14 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

      Ramazan ayının 15. günü Dünya Yetimler Günü. Her ne kadar Ramazan ayını bu yıl Korona Virüsün gölgesinde sönük olarak geçirsek te, Ramazanın simgesi olan Teravih namazları kılınmasa da, Müslümanların cem olduğu toplandığı, toplu kıldıkları namaz olan Cuma namazları kılınmasa da oruçlar tutulmakta ve Ramazanın manevi atmosferi hissedilmeye çalışılmaktadır.Dün başladığımız Ramazanın bu gün 15. günü olmuş. Günler su gibi akıp gitmekte. Ramazanın 15’i olunca “Dünya Yetimler Günü” geldi aklıma. Dünya Yetim Günü nasıl belirlendi?2013 yılın...
    • Bilmez Beni

      14 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

      Örtmeyin üstümü alın yorganı Buz tutmuş yüreğim kar bilmez beniAşkınla örülmüş yağlı urganıTakmışım boynuma dar bilmez beniAraftır cehennem cennet arasıAğırdır bilirim yürek yarası Sızlıyor göğsümün aha burası Kor olup yanmışım nar bilmez beniKaptırdım gönlümü güzel bir kulaAlıp da başımı düşmüşüm yolaSavrulup dururum hep sağa solaKendimden gitmişim gar bilmez beniUyumak imkânsız uykular haramEridi bedenim azaldı daramHer gece kanıyor sızlayan yaramBen çoktan ölmüşüm yar bilmez beniBirkan Onat ...
    • Pandemide Yeni Alışkanlığımız; Evden Çalışma

      04 Mayıs 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

      Uzun süre evde olabilme hayalleri kuran var mıydı? Yıllarca yoğun çalışan birçok insanın hayaliydi uzun süre işten uzakta evde kalabilmek veya evden çalışabilmek. Ama böyle hayal edilmemişti. Hep o home ofice hikâyelerine bakar özenirdik.Dünyanın bütün gündemini değiştiren ve olumsuz etkileyen covid -19 salgınının yayılmasını önlemek için alınan en ciddi kararlardan biri sosyal izolasyonu yaşamımıza sokmak oldu. Sosyal izolasyon, çalışma hayatımızı doğrudan etkiledi. Çalışma hayatındaki bazı kurumlar evden çalışma modelini farklı şekille...