logo

    Mesleki Eğitimde İstihdam ve Nitelik İlişkisi – 1

    ÖZET

    Mesleki ve teknik eğitim akademik eğitimden farklı olarak bireylere el becerisi

    kazandırma, pratik problem çözme yeteneği, mesleğe yönelik temel bilgi ve becerileri kazandırmayı hedeflemektedir. Bunun yanı sıra bireylere eleştirel bir bakış açısı katarak,analitik düşünme yeteneğini de aşılamayı hedefleyen bir süreçtir.Gelişmekte olan ülkelerde mesleki ve teknik eğitimin önemi anlaşılmış ve bu konuda ciddi bazı projeler gerçekleştirilmiştir.Ülkemizde ise batıdaki gelişmelere paralel düzeyde birtakım çalışmalar yapılmaktadır.Mesleki ve teknik eğitim, eğitim sisteminde bir bütünlük arz edecek şekilde bir yapı arz etmesi için ülke genelinde seçilen 111 okul TOBB’un gerçekleştirdiği proje kapsamında yer almış,bu okullara teknik alt yapı desteği verilerek,eğitimciler kursa tabi tutulmuş,bu vesileyle eğitim seviyesindeki artış sağlanmaya çalışılmıştır.Bilinç düzeyinin artırılması, istihdamdaki artışa paralel olarak gelişme göstermiş, bireylerin iş çevrelerinin ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bir eğitim alması amaçlanmaktadır.Yapısal işsizliğin azaltılarak, ekonominin eğitimli işsizlere bir kapı açması, yaratıcı ve küresel rekabet yeteneği olan sektörlerin oluşmasında mesleki ve teknik eğitim okullarına büyük iş düşmektedir. Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik eleman için mesleki eğitimin tüm paydaşları(MEB, Özel sektör, Sivil Toplum vb.)beraber hareket eder ise sonuç alma ihtimali daha da yüksek olacaktır.

    Anahtar Kelimeler: İstihdam, Nitelik, Teknik Eğitim, Sanayi İşbirliği

    Abstract

    Vocational and technical education is different from academic education in its aim to provide individuals with manual skills, practical problem solving ability, basic information and skills related to the vocation. In addition to these, it is also a process which aims to transfuse individuals with analytical thinking ability by providing them with critical thinking perspective. In the developing countries, the importance of vocational and technical education is realized and some significant projects have been carried out. Our country also carries out some studies equivalent to the ones in the west. In relation to the vocational and technical education, for the purpose of forming a unity in the education system all around the country, 111 schools have been selected for the project driven by TOBB. These schools have been reinforced by technical infrastructure and the educators in these schools have been given a course. Thereby, the increase in the level of education is tried to be realized.

    The increase in the consciousness has showed development in parallel with the increase in the employment and this process has aimed to provide individuals with the proper education that can meet the needs of the society and business world. Vocational and technical education schools play a crucial role in opening a door by the economy for the educated unemployed individuals and formation of the sectors with the capacity of creativity and competitiveness by decreasing the structural unemployment. If all the stakeholders of the vocational education (Ministry of National Education, Private Sector, Civil Society etc.) collaborate, the accomplishment of a result seems more probable for the sector to find the qualified technical personnel they need.

    Key words: Employment, Qualification, Technical Education, Industry Collaboration

    GİRİŞ

    Mesleki ve teknik eğitimin varlık nedeni işgücü piyasalarıdır. Temel amacı ise iş çevrelerinin nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanmasıdır. Mesleki ve teknik eğitim, toplumun ve bireyin ihtiyaçlarını ön plana çıkartarak belirli bir meslek dalına ilişkin olarak, bireylere temel bilgi ve becerileri kazandıran, toplumun ekonomik ve sosyal yönden gelişmesine yardımcı olan bir süreçtir. İşgücü piyasaları ile doğrudan ilişki içerisine girilerek hangi alanlarda mesleki ve teknik eğitimde yoğunlaşma olması gerektiği iyi analiz edildiğinde sistem bir bütünlük arz edecek, toplumun ihtiyaçları ön plana çıkartılmış olacaktır. Bu etkinliğin nitelikli iş gücü yaratma ekseninde genel  olarak arz ve talep dengesine katkıda bulunacağı da açıktır. Öyleyse küresel rekabet ortamında yer alabilmek ve bireylerin uzun vadede iş ihtiyacının giderilmesi için üniversitelerin yanında ortaöğretim ve meslek yüksek okullarında verilen eğitimin kalitesinin artırılması bir eğitim politikası haline getirilmeli, bu alana özel geniş çaplı projeler üretilmelidir. Bu noktada çeşitli problemler de gündeme gelecektir. Eğitim politikalarının meslek liseleri veya meslek yüksek okullarına yönelik bir iyileştirme yaratması amacıyla geliştirilmesini yanı sıra üniversitelerin de bu sistem bütünlüğü çerçevesinde yer alması ve işgücü piyasaları ile arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi gerekmektedir.

    1. Mesleki ve Teknik Eğitim

    1. Mesleki ve Teknik Eğitim Kavramı

    Mesleki ve teknik eğitim1 yapı itibariyle genel ya da akademik olarak verilen eğitimden farklı özelliklere sahip olmakla birlikte, bireyleri analitik düşünmeye yönlendiren pratik problem çözme yeteneğini bireylere aşılamayı hedef alan, eleştiren bakış açısı kazandıran bir eğitimi hedeflemektedir. Bu çerçevede bir bakış açısıyla batı ülkelerinde mesleki ve teknik eğitim düşünme becerilerini ön

    plana çıkartarak el becerisi ve pratik aktiviteler yoluyla öğrencinin kısa zamanda sorun çözme yeteneğini kazandırmaya çalışan bir çizgide olduğu söylenebilir.2

    Mesleki ve teknik eğitimin, kişiye bir meslekle ilgili iş alışkanlıklarıyla birlikte temel düzeyde bilgi ve beceri kazandırması beklenmektedir.3 Burada amaç; bireyleri ilgili sektörlerde istihdam için gerekli bilgi ve beceriyle donatmak, ülkenin nitelikli iş gücü ihtiyacına cevap vermek, mesleklerinde ilerlemek isteyen bireylere yüksek okullarda okuyabilmesine olanak tanımaktır.4 Türkiye gibi genç nüfus oranı ve nitelikli iş gücü ihtiyacının yüksek olduğu ülkelerde, ülkelerin sürdürülebilir ekonomik ve sosyal gelişmesini sağlayabilmesi ve gelişmiş ülkeler düzeyindeki rekabet ortamında yerini alabilmesi için mesleki ve teknik eğitim olmazsa olmaz bir unsur niteliğindedir. Dolayısıyla mesleki ve teknik eğitim; bireylerin yöneldiği alana yönelik, temel bilgi ve beceri sunarak onların hem mesleki yönden gelişmelerine katkı sağlayıp bilgi ve teknolojideki gelişmeleri takip etmelerine imkân tanıyacak hem de toplumsal ve ekonomik yönden toplumun kalkınmasına yardımcı olacaktır.

    A. Mesleki ve Teknik Eğitimin Tarihçesi

    Osmanlı Devleti’nde 19.yy da mesleki ve teknik eğitim loncaların sorumluluğunda olmakla birlikte, çırak-usta ilişkisi hâkimdi.5 Batıda ise endüstri devrimin yaşanmasıyla birlikte mesleki ve teknik eğitimin önemi anlaşılmış, seri üretim yapabilmek ve toplumun artan ihtiyacının karşılanması için daha fazla işgücüne ihtiyaç duyulmuştur. Batıdaki bu gelişmelere paralel düzeyde bir gelişme 19.yy’ın ikinci yarısından itibaren kendisini göstermeye başlamıştır.6

    Batıdaki sanayi devriminin yansımaları neticesinde mesleki ve teknik eğitimin temel ve akademik eğitimin yanı sıra verilmesi gerektiği anlaşılmış, bir disiplin dâhilinde verilmeye başlanmıştır. Tüm bu gelişmelere paralel olarak 1867 sayılı Kanunla 1931 yılında iller bazında sanat okulları açılmış, Bölge Sanat Okulları faaliyete geçmiştir.71933 yılında ise 2287 sayılı Kanun ile Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

    Beş Yıllık Kalkınma Planıyla birlikte bilgi ve teknolojideki hızlı değişmelere uyum sağlamak adına üretimde nitelikli iş gücüne olanak sağlamak için hem orta düzeyde hem de yüksek öğrenimde mesleki ve teknik eğitime verilen önem artmış, kurumlar düzeyinde eğitimde birlik sağlanması adına bazı işbirliği çalışmaları yapılmıştır.8

    A. Mesleki ve Teknik Eğitimin Amacı ve Yapısı

    2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun 3. maddesinde Meslek Yüksekokulları “ Belirli mesleklere yönelik ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan dört yarıyıllık eğitim öğretim sürdüren bir yüksek öğretim kurumudur. ” şeklinde tanımlanmıştır.9 Burada meslek yüksek okullarının sanayi, hizmet ve buna benzer alanlarda yer alan mesleklere yönelik olarak nitelikli ve teknik insan gücü yetiştirmeyi hedefleyen, gerekli bilgi ve becerilere sahip, iletişim odaklı, en azından bir yabancı dili temel seviyede konuşabilen, sosyal-kültürel etkinliklere katkı sunabilen insan yetişmeyi hedefleyen bir konuma oturtan bir düzenleme yer almaktadır.

    Önemle belirtilmesi gereken bir diğer husus ise mesleki ve teknik bilgiyle donatılan meslek yüksek okulu mezunlarının, akademik eğitim alan bir kişiye göre daha fazla uygulama hayatına dâhil olmasına olanak sağlayan staj programlarıyla destekli bir eğitim sürecinden geçmiş olmasıdır. Bu bağlamda Meslek Yüksek okulları Türkiye gibi gelişmekte olan ve işgücü istihdamına ihtiyaç duyan ülkeler açısından önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Meslek Yüksek okulları ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarının programlarının temel amacı doğrultusunda bir eğitim politikasıyla desteklenmeli ve bu anlamda gerçekçi politikalar geliştirilmelidir.

    Ülkemizde de zaman zaman tartışma konusu olan mesleki ve teknik eğitim veren okullar, Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde hassas bir konu niteliği taşımaktadır. Konunun önemine binaen, işgücü piyasalarındaki ihtiyaç doğrultusunda ve Avrupa Birliği’nin standartları çerçevesinde bireylerin gerekli ortak kültürel ve mesleki yeterliklere sahip olmasını sağlamak maksadıyla bir Avrupa Yükseköğretim Alanı (European Higher Education Area) oluşturmayı hedeflemiştir.

    B.  Mesleki ve Teknik Eğitimin Önemi

    Mesleki ve teknik bir eğitimle sunulan kapsamlı eğitim10 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan her bireyin sahip olduğu yaşama hakkı çerçevesinde, insan haysiyetine yaraşır istihdam olanaklarından faydalanabilmeleri, toplumsal hayata katılımlarının etkin bir şekilde gerçekleşmesi ve mesleğe özgü temel bilgi ve becerileri kazanabilmeleri bakımından büyük önem taşımaktadır. Bireyler

    ortaöğretim kurumlarında aldıkları eğitimi üniversite düzeyine taşıyabilecek şekilde eğitim almalı, daha geniş ve aktarılabilir becerilerini uygulama hayatında gerçekleştirebilmelidir. Dolayısıyla bu tür programların sunulabilmesi için gençlerin eğitime katılım süreçleri öncelikli olarak incelenmeli, toplumsal refahın ve sürdürülebilir ekonominin sağlanabilmesi adına da işgücü piyasasındaki genel durum üzerinde durularak istihdam oranlarının matematiksel veriler eşliğinde uzmanlar tarafından değerlendirilmesi ve buna uygun stratejiler geliştirilmelidir.

    1. Gençlerin Eğitime Katılımı ve İşgücü Piyasasındaki Durum

    Mesleki ve teknik eğitim uygulamasının temelinde ortaöğretimde verilen eğitimin nitelikli teknik eleman ihtiyacını sağlayamaması ve işgücü piyasalarında nitelikli iş gücü istihdamına yanıt verememesi yatmaktadır. 11 Türkiye eğitim sistemi temelde eğitime erişim ve eşitlik hususlarında problemler içermektedir, meslek edindirme amaçlı temel bilgi ve becerileri kazandırma konusunda yetersiz kalmaktadır. Özellikle büyük işletmelerin yoğun olarak ihtiyaç duyduğu teknik eleman ihtiyacını karşılayamayan ülkemiz temel gelişim sorunları içinde boğuşmakta, nitelikli insan gücü yetiştirmek için gereken kaliteli eğitimi sunamamaktadır.

    1. Mesleki ve Teknik Eğitimin Rekabet Gücüne Katkısı

    Mevcut sosyo ekonomik düzende kalkınma planlarına yönelik olarak mesleki ve teknik eğitim önem kazanmakta13, rekabet gücünün artmasıyla teknik bilginin yanı sıra sosyal yönlerden de gelişime açık bireylerin yetiştirilmesi için çaba harcanmaktadır. Sekiz yıllık zorunlu eğitim politikasıyla okullarda okuyan öğrenci sayısının artırılmasının yanı sıra net okullaşma oranı da son yıllarda önemli bir artış göstermiştir.Grafikte belirtildiği üzere 2000-2001 yıllarında net okullaşma oranı %48 iken 2010-2011 öğretim döneminde bu oran %69’a yükselmiştir. Ayrıca ülkenin batısında belirlenen net okullaşma oranı %90’a yaklaşırken ülkenin doğusundaki illerde bu oran %30’a kadar düşmektedir.14

    Bu tablo ile ulaşılan net okullaşma oranlarına ilişkin veriler birkaç noktada yanıltıcı olabilmekte ve bazı hususların ayrıca değerlendirilmesini beraberinde getirmektedir.İlki sekiz yıllık eğitim programı ile daha fazla sayıda öğrenciye ulaşılmış ancak bu öğrencilerin okula devamsızlıkları değerlendirilmeye alınmamıştır.Aralık 2010’da açıklanan Uluslararası Öğrenci Başarılarını Değerlendirme Programı (PISA) sekiz yıllık eğitim politikasıyla ulaşılmak istenen hedefe aslında ulaşılamadığını göstermekte olup,veriler incelendiğinde Türkiye’nin ortalama puanlarının tüm testlerde OECD ortalamasından düşük olduğunu ortaya koymaktadır.Net okullaşma oranı bize sadece okula kayıt olma oranını göstermekte olup sonradan okuldan kaydını aldıran veya devamsızlık gibi bir sebepten kaydını aldıran öğrencilere yönelik sağlıklı bir veri sunamamaktadır.16

    1 “Milli Eğitim sisteminin bütünlüğü içinde endüstri, tarım ve hizmet sektörleriyle birlikte her türlü mesleki ve teknik eğitim hizmetlerinin planlanması, araştırılması, geliştirilmesi, organizasyonu ve eşgüdümü ile yönetim, denetim ve öğretim etkinliklerinin bütünü şeklinde tanımlanabilmektedir.” Ayrıca bkz. Alkan, Doğan, Sezgin, 1994, s.65.

    2 Öçal, 2008, s.12-19.

    3 Alkan, Doğan, Sezgin, 1996, s.6.

    4 Eşme, 2007; Şahin ve Fındık, 2008, 66-67.

    5 Gülerman, Taştekil, 1993,s. 45

    6 Anonymous, 1990, s. 3-16.

    7 Ayrıntılı bilgi için bkz. http://etogm.meb.gov.tr

    8 Okay ve Özdemir, 2007,s. 1018-1021.

    9 Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği 5.ilkesi kapsamında bu kurumların işlevlerinin Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda evrensel hukuka,demokrasi ve insan haklarına uygun ve bir bütünlük içinde yerine getirilmesi olarak tanımlanmıştır.

    10 Kapsamlı eğitimin öncelikli unsuru, mesleki eğitim programları tarafından sunulan eğitimler arasındaki kalite farklarının giderilmesidir. Buradaki temel mesele eğitimli ve donanım sahibi bireyler yetiştirmektir. Mesleki eğitimin temel amacı işgücü piyasalarındaki nitelikli iş gücü gereksinimini karşılamaktır. Mesleki eğitim ve işgücü piyasaları arasındaki ilişki ve gençlerin çalışma alışkanlıkları gibi veriler ışığında eğitim programları oluşturulmalı, istihdam açığı olan alanlara yönelik uzun vadede geniş çaplı politikalar geliştirilmelidir.

    11 Kavak, 2010.

    12 Kaynak: EARGED, 2010.

    13 Shallberg,2007.

    14 Ortaöğretim okullarının net okullaşma oranlarına ilişkin daha detaylı bilgi için bkz .ERG (2010).

    15 Kaynak: EARGED, 2010.

    16 Türkiye’de net okullaşma oranlarındaki artışın eğitimin kalitesinde karşılık bulamadığı sonucuna ulaşan uluslararası değerlendirmeler sekiz yıl boyuna gerek mesleki ve teknik eğitim alan gençler gerekse normal liselerde verilen temel düzeyde matematik, fen bilimleri, türkçe gibi derslerden temel becerileri kazanamadığını göstermektedir.

    17 Kaynak: EARGED, 2010.

    MUSTAFA ASLAN

    Yönetici/Teknik Öğretmen/Yazar

    Sürecek

    Share