logo

    Kâbe’nin Yüreğinden Tutunmak


    Musa MERT
    info@musamert.com

    Günlerden bir gün Peygamber Efendimiz Kâbe’yi tavaf ediyordu. Abdullah da Peygamber Efendimizi izliyordu. İzliyordu izlemesine fakat Peygamberimizin güzel ağzından dökülen sözler dikkatini çekti. Kulak kesildi. Şöyle diyordu Peygamber Efendimiz:

    Abdullah bin Amr, küçük sahabilerdendi. Peygamber Efendimize hayrandı. Onu çok sever, ondan ilim öğrenmek, onun gibi güzel ahlaklı bir insan olmak için Peygamberimizin etrafından ayrılmazdı. Çok zeki bir çocuktu. Peygamberimizden öğrendiklerini hem ezberler hem de yazardı. Böyle böyle pek çok anı biriktirdi. Biriktirdiği bu anıları çevresindeki insanlarla paylaşırdı.

         Peygamber Efendimiz vefat ettiğinde Abdullah bin Amr on sekiz yaşındaydı. Yaşadığı yerde ve gittiği yerlerde insanlara Peygamberimizle geçirdiği güzel günlerden bahsederdi. İnsanlar da can kulağıyla onu dinlerdi.

         İşte o muhteşem anılardan biri:

         Günlerden bir gün Peygamber Efendimiz Kâbe’yi tavaf ediyordu. Abdullah da Peygamber Efendimizi izliyordu. İzliyordu izlemesine fakat Peygamberimizin güzel ağzından dökülen sözler dikkatini çekti. Kulak kesildi. Şöyle diyordu Peygamber Efendimiz:

         “Ey Kâbe, sen ne güzelsin, senin kokun ne güzel. Sen ne yücesin. Senin saygınlığın ne büyük! …”

         Peygamberimizin Kâbe’ye olan saygısı ve sevgisi Abdullah bin Amr’ı çok etkiledi. Peygamberimiz Kâbe’yi ne çok seviyordu! Ne çok saygı duyuyordu! Onunla konuşuyor, adeta sohbet ediyordu.

         Durun, daha bitmedi!

         Devamı var!

          Efendimizin sözlerinin devamı çok daha etkileyici:

         “… Muhammed’in canına sahip olan Allah’a yemin ederim ki; mümin Allah katında senden daha büyük bir saygınlığa sahiptir. Müminin malına, canına daima saygı göstermemiz, onun hakkında daima iyilik düşünmemiz gerekir.”[1]

         Çok etkileyici!

         Sizce de öyle değil mi?

         Kâbe kutsal, çok saygın, asla dokunulmaz.

         Mümin ve müminin sahip oldukları Kâbe’den daha kutsal, daha çok saygın, asla ve asla dokunulmaz.

         Bu gerçeğin farkında olan büyüklerimiz işte bu nedenle “Gönül yıkmak Kâbe’yi yıkmak gibidir!” demişler.

    www.musamert.com

    Etiketler: »
    Share

    İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

    • Teknolojiden Kurtulmayı Başaran Bayramlarımız…

      24 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

      Yaşanan her şeyin bir nedeni varmış meğer. Hiçbir sıkıntı sebepsiz değilmiş. Bayramlaşmayı unutup tatile dönüştürmüştük oysa. Arayıp sesimizi duymak yerine toplu mesajla ne de kolay çözüyorduk bu sorunu. Ne de olsa teknoloji var ne de olsa bunlar eski kültürden kalma formalitelerdi. Ve modern dünyanın gündeminde bile değildi. Birden bir şey oldu. O kültür bu kültür diye ayırt etmeden birden ışıklar söndü. Hayat yavaşladı. Koca dünyaya sığdıramadığımız hayatı eve sığdırmayı zorla da olsa başardık. Kimimiz 600 m2 ye kimiz 60 m2 ye.. ama çok büyü...
    • Gelin bir çocuğun kalbine girelim

      14 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

      Ramazan ayının 15. günü Dünya Yetimler Günü. Her ne kadar Ramazan ayını bu yıl Korona Virüsün gölgesinde sönük olarak geçirsek te, Ramazanın simgesi olan Teravih namazları kılınmasa da, Müslümanların cem olduğu toplandığı, toplu kıldıkları namaz olan Cuma namazları kılınmasa da oruçlar tutulmakta ve Ramazanın manevi atmosferi hissedilmeye çalışılmaktadır.Dün başladığımız Ramazanın bu gün 15. günü olmuş. Günler su gibi akıp gitmekte. Ramazanın 15’i olunca “Dünya Yetimler Günü” geldi aklıma. Dünya Yetim Günü nasıl belirlendi?2013 yılın...
    • Bilmez Beni

      14 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

      Örtmeyin üstümü alın yorganı Buz tutmuş yüreğim kar bilmez beniAşkınla örülmüş yağlı urganıTakmışım boynuma dar bilmez beniAraftır cehennem cennet arasıAğırdır bilirim yürek yarası Sızlıyor göğsümün aha burası Kor olup yanmışım nar bilmez beniKaptırdım gönlümü güzel bir kulaAlıp da başımı düşmüşüm yolaSavrulup dururum hep sağa solaKendimden gitmişim gar bilmez beniUyumak imkânsız uykular haramEridi bedenim azaldı daramHer gece kanıyor sızlayan yaramBen çoktan ölmüşüm yar bilmez beniBirkan Onat ...
    • Pandemide Yeni Alışkanlığımız; Evden Çalışma

      04 Mayıs 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

      Uzun süre evde olabilme hayalleri kuran var mıydı? Yıllarca yoğun çalışan birçok insanın hayaliydi uzun süre işten uzakta evde kalabilmek veya evden çalışabilmek. Ama böyle hayal edilmemişti. Hep o home ofice hikâyelerine bakar özenirdik.Dünyanın bütün gündemini değiştiren ve olumsuz etkileyen covid -19 salgınının yayılmasını önlemek için alınan en ciddi kararlardan biri sosyal izolasyonu yaşamımıza sokmak oldu. Sosyal izolasyon, çalışma hayatımızı doğrudan etkiledi. Çalışma hayatındaki bazı kurumlar evden çalışma modelini farklı şekille...