logo

İnsan Gibi Ölmek İstiyorum


Sevgi YILMAZ GÜNEŞ
sevgi_yilmaz2008@hotmail.com
“Ölmek istemiyorum diye” çaresizce çırpınan bir kadının son anları kim bilir kaç insan tarafından defalarca izlendi. Ama en can yakan ses “anne ölme” diye yalvaran minik bir kız çocuğunun sesiydi. Bu sesle irkildi koca bir toplum. Sonra çocuğa hediyeler, yoğun bir ilgi, sevgi ve türlü vaatlerle vicdanını akladı o sessiz toplum. Günlerce konuştuk, uzun uzun.. Bunlar yaşanırken sessiz kalan tribün seyircisini eleştirdik, kameraya çekeni linç ettik rahatladık, acaba ne yaptı da haketti diye düşünen ucube zihniyete bile şahit olduk.

Bir akşam gencecik bir kız çocuğu minibüste tek başına kaldığında başına gelenler için o saatte dışarda ne işi olduğunu sorguladık insanın nasıl bu kadar cani olabildiğini sorgulamak yerine..  20.kattan aşağı atılan bir genç kız ve yaptıklarını önce reddeden ispatlanınca iyi hal saçmalığının arkasına sığınan canavarlar gündemimizde oldu bir süre.
Sonra istatistik tutmaya, kaç günde kaç kadının öldürüldüğünü hesaplarken matematiksel işlemlerde oldukça pratik kazanmaya ve ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya alıştık. Eylem yapmak da, kanunu eleştirmek de, acılarını yaşayan insanların gündemden düşünceye kadar yanında olmak, teselli etmek de çözüm değildi, bunu da hepimiz çok iyi biliyoruz tabi.
Bir kadın olarak en acı gelen tarafı kadına şiddeti, yine kadının doğurduğu, kadının büyüttüğü, kadının eğittiği erkeğin uyguluyor olması.Birileri canını dişine takıp evlat büyütürken diğerinin bu işi ciddiye almadığı belli ki bu canavarlar ortaya çıkmış.  Bu durumdan içi yanan, utanç duyan, kendi acısı kabul eden herkesin düşünecek, söyleyecek, yapacak çok şeyi var.
Bu yazıyı yazarken gündemde bir kadın cinayetinin olmadığı anı bekledim. Sonrasında konuşacak çok insan oluyor, ortalık sessizken herkes düşünsün istedim. Tabii basına yansımadığından başka cinayet olmadığını varsayıyorum.  Bırakın o kadınların o saatte orada ne işinin olduğunu, bırakın yargılamayı..
Bu insanlara yaşamayı geçtim, insan gibi ölme hakkı bile tanımayan bu canileri yetiştirmemek için ne yapılmalı onları konuşalım..
Erkek çocuklarımıza hayatı paylaşmayı öğretelim mesela..
Emretmeyi değil rica etmeyi, ayakları üstünde durmayı, herhangi bir şeye ki bu bir insan bile olabilir bağımlı olmamayı öğretmekle başlayalım.
Ben inanıyorum ki  “sevgi” nefretin üstündedir ve hiçbir canlı karşılık beklemeksizin gösterilen sevgiye duyarsız kalamaz. Sevgiyle büyütülen hiçbir evlat da canavara dönüşmez.
Bu konuya ait son yazı olabilmesi, cinayetleri değil dönüşümü konuşabilmek temennisiyle…
Sevgi Yılmaz GÜNEŞ
Eğitim Yöneticisi

Etiketler: » »
Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Soğuk Beyazın Şehri Sarıkamış: 1

    13 Ocak 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

    Geçen yılda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzü temsilen katıldığımız Sarıkamış Şehitlerini anma programına bu yıl da okullarımızda görev yapan okul müdürü ve müdür yardımcılarından oluşan bir ekip ile katılmak nasip oldu.Evlere bak ne kadar küçük Sabiha Gökçen’den bindiğimiz uçağımız Kars’taki Harakani Havaalanına inecekti. İnişe geçmeye yakın geçtiği anonsta Kars’ta havanın - 14 derece olduğu bilgisini veriyordu. Bulutların içinden çıktıktan sonra arka koltukta oturan bayan yolcu yanında oturan muhtemelen eşi olan yolcuya ‘Evlere bak ne k...
  • Eğitimin Lokomotifleri

    02 Ocak 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

    Her alanda olduğu gibi eğitimde de Lokomotifler olmalı ve bu Lokomotif ler çağın gereksinimlerini karşılayabilecek donanıma sahip olmalıdırlar. Lokomotif ne kadar güçlüyse vagonların taşıyacağı yük de ona göre olur. Hatta bu Lokomotifler öyle çağdaş olmalı ki neyi taşıdığını, nereden taşıdığını, nereye taşıyacağını çok iyi bilmelidirler. Şimdi asıl sorumuza gelelim.Kimdir bu eğitimin lokomotifleri?Gerek eğitim camiasına gerekse eğitim camiasının dışan kalanlara sorun büyük bir ihtimalle aynı cevabı alırsınız. Siz okuyucularımızın da şu ...
  • Sosyal Medyada Etik

    28 Aralık 2019 Faydalı Bilgiler, Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

    İnternet üzerinden yeni medya aracılığıyla eş zamanlı paylaşıma imkân vermesi bakımından sosyal medya, özellikle mobil telefonlar sayesinde zaman ve mekân sınırlarını ortadan kaldırmıştır. İşlevi her geçen gün büyüyen ve gelişen bir mecra olarak sosyal medya, maalesef bu büyüme karşısında kurallarını ve etik ilkelerini tam olarak oluşturamamıştır. Sosyal medyanın belki de en büyük problemi, “Bu hızlı büyümesi karşısında kendi içerisinde etik kurallarını oluşturabiliyor mu?” sorusudur. Bu soruya ne yazık ki hayır cevabını veriyoruz.Sosyal Me...
  • Önemli olan hangisi?

    28 Aralık 2019 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

    Yazacağım olayı geçen yıl yaşamıştım. Makamda yerimde çok oturmayı sevmem. Çokça okul ve kurum ziyareti yapmayı, ne durumda olduklarını yerinde görmeyi severim. Bir gün yine adını vermeyi istemediğim bir okulumuzu ziyaretimde okul idaresini ziyaretten sonra okulun anasınıflarını ve özel eğitim sınıflarını da görmek istemiştim. Her canlının yavrusunun sevimli ve tatlı olduğu gibi insanın da yavrusu yavru iken var olan sevimliliği büyüdükçe çoğunda kaybolur. Onun için sevimlilikleri üzerlerinden akan anasınıfı çocuklarımızı ziyaret edip çocuklarl...