logo

    Eğitim Bazında Kuşak Meselesi


    Hürriyet DEĞERLİ ERMİŞ
    hurriyetdegerli@gmail.com

    X,Y,Z derken Alfa ları sınıflarımıza alıyoruz. Betalar yolda. Kuşak isimlerini artık klavyede bulamaz durumdayken sınıfta nasıl baş edilebildiği ile ilgili derin düşünmek gerekiyor. Öğretmen, artık anne baba kontrolünden çıkıp teknolojinin büyüttüğü çocuğa dokunabiliyor mu?

    Bırakalım çocuklarla olan kuşak farkını, öğretmenler arasındaki kuşak farkları nasıl dengeleniyor? Yoksa abartılmış bir kuşak sendromu mu yaşıyoruz? Bu kadar kesin sınırlarla kuşakların ayrılması gerçekçi bir durum mu? Y özellikli birçok Z kuşağı görüldüğü gibi alfa kuşağının da Z kuşağı ile iç içe geçmiş olduğunu görmekteyiz. Keskin sınırlarla ayırmak mümkün değil elbet. Sosyo-ekonomik yaşam koşulları kişilerin kuşak gelişimini etkilemektedir. 2011 ile 2025 yılları arasında doğan alfa kuşağı, bizden, anne baba ve öğretmen olarak ne bekliyor? Özellikle bir öğretmen için kuşak yönetimi, etkili iletişimin sağlanması konuları oldukça önem arz etmekte.

    Bilginin ve teknolojinin içine doğan bu son kuşak için en önemli sorun sosyalleşebilmeleri ve bilgi üretmeyi becerebilmeleridir. Şu andaki eğitim sisteminde yaşanan çatışma ve iletişim kazaları, şikâyetlenmelerin büyük kısmı, eğitim sistemi içindeki kuşak çatışması ve gelenekçi kuşakların hızla değişen yeni nesli anlamlandıramamasından kaynaklanmaktadır.

    Bu nesli iyi yönetebilmek ve eğitim ihtiyaçlarını gidermede yardımcı olabilmek için özelliklerini bilmek ve kabullenmek gerekmektedir. Teknolojinin içine doğan bu kuşak, dünyayı fiziksel sınırları olmayan bir yer olarak görecek. Hemen hemen her türlü içeriğe, bilgiye erişme gücüne diğer kuşaklara göre daha fazla sahip olacaklar. Sahip oldukları ve hayatlarıyla bütünleştirdikleri tüm teknolojileri kişiselleştirebilecek ve teknolojiyi diğer tüm kuşaklara göre daha merkeze koyacaklar. Telefon ve sanal gerçeklik hayatlarının bir parçası olacak, hatta sıradan unsurlar olarak hayatlarında yerini alacak. Hayatın daha erken dönemlerinde bilgiye ve kaynaklara ulaşabileceklerinden, Alfa kuşağı en girişimci nesil olacak. Çevrimiçi alışveriş yapacaklar ve önceki nesillere göre daha az insanla temas etmek öncelikleri olacak. Çevrimiçi öğrenme yoluyla günümüzdekinden farklı bir eğitim alacaklar. Aynı zamanda kendi öğrenme yollarını, yöntemlerini tasarlayabilecekler. Robot arkadaşlarla ya da yardımcılarla oynamak, ders çalışmak, sohbet etmek, vakit geçirmek hayatlarının bir parçası olacak. Diğer nesillere göre daha az konuşacaklar, etraflarındaki diğer bireylerle sohbetleri oldukça kısıtlı olacak ve gerekmedikçe fiziksel buluşmalardan kaçınacaklar.

    Eğitim sistemini temsil eden kapalı klasik sınıf sistemlerini, sıralar Z kuşağı veya Alfa kuşağı tarafından değiştiriliyor. Farkındalığı yüksek kurumlar, yönetici ve öğretmenler fiziksel düzenlemelerini bu yeni kuşağın ihtiyaçlarına göre düzenliyorlar. Ki bunda da oldukça yavaş ve temkinli hareket edilmektedir. Oysaki belki de beta kuşağı sınıf, okul kavramını tamamen ortadan kaldıracaktır. Buralar belki de sadece sosyalleşme ortamları olarak kalacak. Artık kendi kendine veya küçük gruplarla öğrenen kuşak karşısında öğretmenin işlevi uygulamalar için ortam kurgulayan olacaktır. Okullarda sosyal ve duygusal zekâyı geliştirmek için ortamlar olacaktır. Birçok çatışmanın yaşandığı sistem aslında karşılıklı öğrenme için de bir zemin yaratmaktadır. Çatışmayı doğru yönetmek ve sonuçları doğru değerlendirmek eğitim sistemimizin gelişimi açısından önemlidir. Demek ki çatışma yönetimi yetkinliği de süreçte gereklidir. Öğretmen artık her şeyi çok iyi bilen değil ortamı en iyi idare eden ve yönlendiren olacaktır. Azımsanmayacak teknoloji bilgisi de beraberinde beklenendir. Şu an bu durum otorite ve merkezde olmayı seven birçok eğitimciye korkunç gözükebilir. Ayrıca çağın gereği sadece öğretmenlikte değil diğer meslek gruplarında da köklü anlam ve yaklaşım değişimleri olmaktadır. Ama öğrettikçe öğrenen bir meslek grubu olarak öğretmenler, yoğun bir çaba ve çalışmayla bu uyumu gerçekleştirebilecek güce sahiptirler. Evet, çok çalışmamız ve yorulmamız gerek. Çünkü vazifelerimiz ve geleceğe karşı sorumluluklarımız var.

    Hürriyet DEĞERLİ ERMİŞ
    Eğitim Yöneticisi

    Etiketler:
    Share

    İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

    • Endüstri 4 Eğitim 0 mı?

      16 Şubat 2020 Ekonomi, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

      Son zamanlarda dillerde pelesenk olan yeni bir kavram dijital dünyanın fertleri arasında dolaşmakta…Endüstri 4.0 … Akıllı sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışıp insan hayatını kolaylaştıracak şekilde yeniden yapılandırılması… Niye 4.0 dediğinizi duyar gibiyim. 4 varsa bunun öncesi de vardır. Kavramın eğitim üzerindeki yansımalarına geçmeden önce gelin eski versiyonlarının  üzerinden hızlıca geçelim.       İnsanlık tarihi boyunca üç sanayi devrimi gerçekleşmiştir. İlki su ve buhar gücüne dayanan sanayiye da...
    • Sağlıklı Okul-Aile İlişkileri ve Yetkinlik Anlayışı

      15 Şubat 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Rehberlik

      Sağlıklı okul-aile ilişkileri geliştirmek zorundayız yoksa geleceğimiz olan çocuklarımızı istenilen düzeyde yetiştirmeyi başaramayız.Hem ilgi göstermeyi hem de yetiştirmeyi dengeli şekilde sürdürmenin yolunu bulmamız gerekir. Yetkinlik anlayışının bu konudaki önerileri şunlardır:-Okulun asıl bileşenleri öğretmen ve öğrencidir. Diğer tüm bileşenler öğrenme sürecini kolaylaştırmak için vardır.-Öğretmen eğitimin ve okulun merkezidir. Ne olursa olsun öğretmene saygı önceliklidir.-Anlık ve eğitimle ilgili olmayan sorunları sürekli olacakmış g...
    • Sultanların Şehri Edirne – 3

      15 Şubat 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

      Osmanlı Camileri Cevize BenzerRehberin anlattığına göre Osmanlı camiilerinin bir özelliği var. O da şudur: Osmanlı Camiileri Cevize benzetilir. Cevizin önce yeşil kabuğunu sonra dış kabuğunu sonra iç zarını geçip sonra ceviz içine ulaşılır. Camiye girişte tıpkı bunun gibidir. Önce bahçe girişi sonra avlu girişi sonra camiiye girişi yapılır. Cevizin özü içi olduğu gibi, Maneviyatta camiinin içinde daha yüksek hissedilir...Eski cami / Ulu CamiiYazımın baş tarafında Edirnenin neyi ile meşhur olduğunu Tur Rehberimizin bize öğ...
    • Sultanların Şehri Edirne – 2

      09 Şubat 2020 Faydalı Bilgiler, Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

      Profesör Dr. Maksutoğlu ile tanışıp kısa bir sohbetten sonra uzmanlık alanı olan Osmanlı tarihi ile ilgili sorularımıza cevap verirken sohbetin bir yerinde bizim soru sorup kendisinin sorularımıza cevap verme formatını değiştirerek kendisi bize soru sorup cevabı bizden bekledi.İstanbul’un Fethi şerefi bana nasîb olur mu?!...Bu anlatacağım hikayeyi bir kaç yıl önce Bolu- Göynük ilçesinde görev yaptığım yıllarda komşu ilçe olan Taraklı’daki devremülk ve kaplıcalara tatile gelen ve Osmanlı Tarihi üzerine araştırmalar yapan profesör Dr. ...