logo

    Bir Şiirsin Kartepe


    Murat ŞİT
    muratsit@gmail.com

    Sancaktepe ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak öğretmen ve idarecilerimize yönelik daha önce ülkemizin farklı yerlerine bir kaç gezi gerçekleştirmiştik. Okul Müdürlerimize yarımada – Galata gezisi, müdür yardımcılarına Balat Gezisi, öğretmenlerimize yönelik Bursa gezileri, son olarak yine öğretmenlere yönelik Osmanlının ikinci Başkenti Sultanlar Şehri olarak bilinen Edirne’ye de geziler düzenlemiştik. Bu gezilerimiz hız kesmeden her aya bir gezi olacak şekilde öğretmenlerimizden gelen talepler de dikkate alınarak düzenlemeye devam edeceğiz.
    Çünkü gerek okul idarecilerimiz olsun ve gerek öğretmenlerimiz olsun en aşağısı bin mevcutlu olan iki bin üç bin ve daha yukarısı mevcutlu öğrencisi olan okullarımızda görev yapmaktalar. Bir o kadar da veli sayısı düşünüldüğünde yıl boyu yorulmakta ve yıpranmakta olduklarına şahit oluyoruz. Bu gezilerimizle eğitim çalışanlarının streslerini atmalarına, deşarj olmalarına, tanışıp kaynaşmalarına ve birbirlerine eğitime dair bilgi paylaşımlarında bulmalarına imkan tanımış oluyoruz.
    İşte bu gezilerimizden bir tanesi olarak geçen hafta Kartepe’ye de bir gezimiz oldu. Kartepe gezisine yola çıktığımızda tur firması sorumlusu Gökhan bey, gezi ile ilgili açıklamalarda bulunarak bazı bilgiler verdi. bizde geçmiş gezilerdeki tecrübelerimizden de kaynaklı bazı uyarılarda ve açıklamalarda bulunduk. Bunlardan bir tanesi de gezi boyunca fotoğraf çekildiğiniz her bir noktada ufak ufak notlarda alın. Duygularınızı ve izlenimlerinizi kaleme alın yazıya dökün demiştik. İşte geziye katılan öğretmen arkadaşlarımdan biri Kartepe’ye ait gezi notlarını bizimle paylaştı. Ben de siz kıymetli okuyucularımla paylaşmak istiyorum:

    Bir Şiirsin Kartepe.

    Sabah uyandım otobüsü kaçırmamak için sabah erkenden toplanma yerimiz olan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önüne gittim. Yalan yok. Çok heyecanlıydım. İlk durağımız olan Maşukiye‘de güzel bir kahvaltı yaptık. Eşsiz, muhteşem bir manzarası olan Maşukiyede bulduk kendimizi. Çayınızı yudumlarken yeni yeni insanlarla tanıştık. Şubat ayının soğuğunu sımsıcak bir Maşukiye taçlandırmış oldu.


    Fotoğraf kadrajlarını alırken, bu anı ölümsüzleştirmek en güzel şeydi. Aşağısı Maşukiye yukarısı muhteşem bir yer olan Kartepe. Kendimizi tertemiz havası, eşsiz doğası olan bu güzel yerde bulmanın sevinci içindeydik. Otobüs yukarıya doğru çıkarken bembeyaz lekesiz bir örtüyle karşılaştık. Aman Allahım Buzların Kraliçesi Kartepe göz alabildiğince güzeldi. Ağaçların üzerine düşen kristaller sanki senfoni orkestrası gibi raks edip dallarda buluşuyordu. Bu manzarayı görünce saflığının ne demek olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Gözlerimizi kamaştıran kar kristallerden kartopu değil ama kalp yapmak geldi aklıma. Hem gönlümüzü hem aklımızı çelen bu yer bizi cezbetmişti.


    Biraz daha yukarıya doğru çıktığımızda kış turizmi olan kayak sporu bizi karşıladı. Sımsıkı kıyafetleriyle ayaklarındaki kayaklarla inip inip çıkanlar sanki bir piyanonun tuşları gibiydiler. Sonra herkes kendine eğlenecek alan bulmak için gruplar halinde dağıldık. Bizde bir grup öğretmen arkadaşla toplanıp kartopu oynadık. Sonra poşetle kayanları görüyoruz. Onların eğlenmelerinin tarifi yok. Hem eğleniyor hem de içimizdeki çocukluğu tekrardan yaşıyorduk. Sanki biz daha birkaç yaşımızdaydık. Oradaki herkes karla birlikte masumiyeti temsil eden birer çocuktuk. Kahkaha atıyor, gökyüzünü göstermeyen sise aldırmıyorduk. Yeni insanlarla tanışmanın gönülhanesine neler kattığını bilemezsiniz. Bir tepeye çıktım ki aşağısı Sapanca Gölü. Ayaklarımın altında ki göle mi sevinsem, sol taraftan bana göz kırp Maşukiye’ye mi bilemedim. Kartepe’de nefes aldıkça şanslı olduğumu düşündüm. Mutluydum, sevinçliydim. Sevdim beyazı, sevdim kışı, sevdim çocukluğu… Doyasıya eğlenmenin ne olduğunu yıllar sonra sadece Kartepe’de yaşadım. Her şey şiir gibiydi.


    Üst tarafta mis gibi kokan sucuk ekmekten geri kalır mıydık hiç? Hem pamuk gibi duran bir örtü, hem de gelin gibi süzülen rüzgârla bu doğayı izlememek ne mümkün. Hayır hayır çocukluğumuzu yaşadığımız içimizde kalan şeyleri tekrarladığımız tek yer bu tepe olmalı. Kartepe miydi? yoksa aşk tepe miydi? Ben bu duyguları yaşarken sürenin dolduğunu fark edip otobüslerimizin park edilmiş olduğu otoparka doğru üzgün bir şekilde yürümeye başladım. Bu gezinin bitmiş olması beni üzdü. Açıkçası çok kısa geldi, daha uzun olmasını hatta hiç bitmemesini isterdim. Sonra otobüslerimize binip dağdan aşağıya doğru ilerlerken gün içinde yaşadığım anlara veda ediyordum. Evet bir şiirdi Kartepe. Kısacası Kartepe’den dolayı ben bu kışı sevdim.

    Murat ŞİT
    Eğitimci – Yazar

    Share

    İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

    • Teknolojiden Kurtulmayı Başaran Bayramlarımız…

      24 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

      Yaşanan her şeyin bir nedeni varmış meğer. Hiçbir sıkıntı sebepsiz değilmiş. Bayramlaşmayı unutup tatile dönüştürmüştük oysa. Arayıp sesimizi duymak yerine toplu mesajla ne de kolay çözüyorduk bu sorunu. Ne de olsa teknoloji var ne de olsa bunlar eski kültürden kalma formalitelerdi. Ve modern dünyanın gündeminde bile değildi. Birden bir şey oldu. O kültür bu kültür diye ayırt etmeden birden ışıklar söndü. Hayat yavaşladı. Koca dünyaya sığdıramadığımız hayatı eve sığdırmayı zorla da olsa başardık. Kimimiz 600 m2 ye kimiz 60 m2 ye.. ama çok büyü...
    • Gelin bir çocuğun kalbine girelim

      14 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

      Ramazan ayının 15. günü Dünya Yetimler Günü. Her ne kadar Ramazan ayını bu yıl Korona Virüsün gölgesinde sönük olarak geçirsek te, Ramazanın simgesi olan Teravih namazları kılınmasa da, Müslümanların cem olduğu toplandığı, toplu kıldıkları namaz olan Cuma namazları kılınmasa da oruçlar tutulmakta ve Ramazanın manevi atmosferi hissedilmeye çalışılmaktadır.Dün başladığımız Ramazanın bu gün 15. günü olmuş. Günler su gibi akıp gitmekte. Ramazanın 15’i olunca “Dünya Yetimler Günü” geldi aklıma. Dünya Yetim Günü nasıl belirlendi?2013 yılın...
    • Bilmez Beni

      14 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

      Örtmeyin üstümü alın yorganı Buz tutmuş yüreğim kar bilmez beniAşkınla örülmüş yağlı urganıTakmışım boynuma dar bilmez beniAraftır cehennem cennet arasıAğırdır bilirim yürek yarası Sızlıyor göğsümün aha burası Kor olup yanmışım nar bilmez beniKaptırdım gönlümü güzel bir kulaAlıp da başımı düşmüşüm yolaSavrulup dururum hep sağa solaKendimden gitmişim gar bilmez beniUyumak imkânsız uykular haramEridi bedenim azaldı daramHer gece kanıyor sızlayan yaramBen çoktan ölmüşüm yar bilmez beniBirkan Onat ...
    • Pandemide Yeni Alışkanlığımız; Evden Çalışma

      04 Mayıs 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

      Uzun süre evde olabilme hayalleri kuran var mıydı? Yıllarca yoğun çalışan birçok insanın hayaliydi uzun süre işten uzakta evde kalabilmek veya evden çalışabilmek. Ama böyle hayal edilmemişti. Hep o home ofice hikâyelerine bakar özenirdik.Dünyanın bütün gündemini değiştiren ve olumsuz etkileyen covid -19 salgınının yayılmasını önlemek için alınan en ciddi kararlardan biri sosyal izolasyonu yaşamımıza sokmak oldu. Sosyal izolasyon, çalışma hayatımızı doğrudan etkiledi. Çalışma hayatındaki bazı kurumlar evden çalışma modelini farklı şekille...