logo

    Antalya’nın “müzisyen ikizleri” benzerlikleri ve yetenekleriyle şaşırtıyor

    – Antalya’da çok sayıda enstrüman çalabilen TRT Antalya Radyosu Türk Halk Müziği Gençlik Korosu saz sanatçıları tek yumurta ikizi Abdullah ve Yaşar Çakmak’ın benzerliklerinden dolayı yaşadıkları olaylar gülümsetiyor
    – Çevresindekilerin ayırt etmekte zorlandığı kardeşlerden Yaşar Çakmak:
    – “Gençlik korosu sınav mülakatlarında odaya arka arkaya girdik. Hocalara kendimizi inandıramadık. ‘Yok oğlum biz seni çağırmadık, sıradaki arkadaşını çağır’ gibi tepkiler aldık”
    – Abdullah Çakmak:
    – “Bazen bizden korkuyorlar, ‘Bu kişinin buraya benden önce gelmesi imkansız, az önce görmüştüm’ diyorlar. Çoğu zaman kendilerinden bile şüphe ediyorlar. İnanın bazen inandırmaya bile çalışmıyoruz, nasılsa inanmıyorlar”

    ANTALYA (AA) – TAHSİN KÜÇÜKKARACA – Antalya’da ıklığdan saza, sipsiden gitara 11 enstrüman çalabilen tek yumurta ikizleri Abdullah ve Yaşar Çakmak’ın benzerliklerinden dolayı çevresindekilerle yaşadıkları ve diyalogları hem şaşırtıyor hem de gülümsetiyor.

    TRT Antalya Radyosu Türk Halk Müziği Gençlik Korosu’nda saz sanatçısı 17 yaşındaki tek yumurta ikizi Abdullah ve Yaşar Çakmak kardeşler, hayatlarının her dönemini birlikte geçiriyor. Memur bir ailede yetişmelerinden dolayı farklı şehirlerde eğitim alan ikizler, benzerliklerinin yanı sıra Yörük şiveleri ve müzik yeteneğiyle de dikkati çekiyor.

    Babaannelerinin yönlendirmesiyle başladıkları müzik serüveninde Yörüklerin geleneksel yaylı müzik aleti ıklığın yanı sıra sipsi, kabak kemane, kozağaç curası, bağlama, üçtelli, çoban düdüğü, def, Yörük kemanesi, gitar, keman çalan Çakmak kardeşler, hareketleri, gülüşleri, mimikleri, boyları, kiloları, saçları ve şiveleri gibi bir çok özelliklerinin benzerlik göstermesiyle şaşırtıyor.

    Çevresindekilerle yaşadıkları ve diyalogları gülümseten ikili, benzerlikleriyle de insanların neşe kaynağı oluyor. “Siz tek değil miydiniz”, “Şaka mı yapıyorsunuz?”, “Rüya mı görüyorum?” gibi cümlelerle şaşkınlıklarını gizleyemeyenler, bazen ikizlerin yan yana gelmesine rağmen gördüklerine inanmak istemiyor.

    – “İnanamıyorum, siz ikizmişsiniz”

    Yaşar Çakmak, AA muhabirine, en yakın arkadaşlarının ve öğretmenlerinin bile kendilerini ayırt etmekte çok zorlandığını dile getirdi.

    Kardeşi yanında olduğunda kendisini daha öz güvenli hissettiğini aktaran Çakmak, müzikle ilgilenmenin kendilerini rahatlattığını, stresten uzaklaştırdığını söyledi.

    Çaldığı enstrümanlar kadar ikiz olmalarıyla da dikkati çektiklerini vurgulayan Çakmak, taşıdıkları özellikleri dolayısıyla heyecanlı ve bir o kadar da komik yaşantıları olduğunu dile getirdi.

    Çakmak, bazen yaşadıkları diyaloglara kendilerinin bile güldüğünü belirterek, şöyle devam etti:

    “Bazen çıktığımız sahnede komik şeyler de yaşıyoruz. Birbirimizin yerine çıktığımızı söylüyorlar, sürekli karıştırıyorlar. ‘Ben Yaşarım, sahnede olan benim ikizimdi’ desem de inandıramıyoruz. Genelde ‘İnanmıyorum sana çok benziyor’, ‘Siz ikizmişsiniz’ diyorlar. Tanımadığım kişiler beni Abdullah sanarak selam veriyor, muhabbet etmeye çalışıyor. Sonuçta ikiz olsak da arkadaş çevremiz birbirinden çok farklı. Hatta bir gün arkadaşlarımdan biri üçüncü katta benimle konuştu, birinci katta Yaşar’ı görünce şaşırıp donakalmış. Neyse ki durumu açıklayınca ‘Siz ikizmişsiniz kendimden şüphelenmiştim’ diyerek rahatladı. Birçok sınavda benzerliklerimizden dolayı zorluk yaşayabiliyoruz. Özellikle mülakatlarda. TRT Antalya Radyosu Türk Halk Müziği Gençlik Korosu sınav mülakatlarında arka arkaya girdik. Hocalara kendimizi inandıramadık. ‘Yok oğlum biz seni çağırmadık, sıradaki arkadaşını çağır’ gibi tepkiler aldık.”

    Yan yana gelerek karışıklığı gidermeye çalıştıklarını anlatan Çakmak, bu tür durumlara artık alıştıklarını kaydetti.

    – “İkizim yaramazlık yapıyor, dayağı ben yiyorum”

    İkizlerden Abdullah Çakmak ise her bulundukları ortamda ilgi odağı olduklarını söyledi.

    Bu durum hoşlarına gitse de bazen zor anlar yaşadıklarını belirten Çakmak, şöyle konuştu:

    “Bazen bizden korkuyorlar, ‘Bu kişinin buraya benden önce gelmesi imkansız, az önce görmüştüm’ diyorlar. Çoğu zaman kendilerinden bile şüphe ediyorlar. İnanın bazen inandırmaya bile çalışmıyoruz, nasılsa inanmıyorlar. Bazen beni Yaşar sanıp selam verenlerle sohbet etmek zorunda bile kalıyorum. Çünkü anlatsam inanmayacaklar. Bazen de kardeşimle özel bir konusu olanlara yardımcı oluyorum. ‘Ben değilim’ deyip açıklama yapmaktansa yardımcı olup Yaşar’ı durumdan haberdar ediyorum. Bir gün kardeşim Yaşar, okulda yaramazlık yapmış ve kaçmış. Tabi durumdan benim haberim yoktu. Tam da o esnada koridordan giderken üst sınıftan bir grup, beni bir güzel dövdü. ‘Durun yapmayın, ben bir şey yapmadım’ desem de derdimi anlatamadım. İkizim yaramazlık yapıyor, dayağı ben yiyorum. Bir gün öğretmenim Yaşar’dan su istemiş. O sırada koridordan geçerken beni gören öğretmenim suyu niye getirmediğimi sordu. Şaşırdım. Öğretmenimize ‘Bana bir şey söylemediniz?’ desem de kardeşim elindeki suyla gelene kadar kendime inandıramadım.”

    Share