• DOLAR
    5,6987
    %0,02
  • EURO
    6,3076
    %-0,08
  • ALTIN
    270,46
    %0,27
  • BIST
    107.673
    %0,13
Murat ŞİT
Murat  ŞİT
muratsit@gmail.com
Suriye İzlenimleri – 2
  • 0
  • 09 Eylül 2019 Pazartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -
Tam biz cilvegözü gümrük kapısını geçince Bir arkadaşımız biz bugünkü gezeceğimiz yerlerde Suriye polisi ya da askeri görecek miyiz diye sordu. Rehber yaklaşık bir dakika sonra göreceksin dedi. Hakikaten dakikayı bulmadan ÖSO’ya ait Rehberin ifadesi ile “Enkaz Hükümeti” ne ait polisler gördük. Virajdan dönüşümüzü alınca da Suriye gümrüğüne vardık.

Kimliklerimiz bizden alınarak yerine ziyaretçi kartları verildi. Rehberimiz yol boyu anlatıyor: buralarda hiç bir kural yok. Buradaki en büyük kural kuralsızlıktır, diyor.Fotoğraf çekmememiz noktasında uyarılıyoruz. Özellikle de askerlerin olduğu yerlerde.
– Suriye’de çadır kentlerde yaşayan yetim çocuklar
Kim Bir Yetimin Başını Okşarsa, Elinin Değdiği Her Kıl İçin Kendisine Sevap Verilir
Suriye’deki tek merkezi sistem ile ısıtmalı sistem olan yer İHH’nın İdlip’teki çadır kenti ziyaret ettik. Çadır kentte 40 tane yetimin Kur’an Eğitimi aldığı yurdu gezdik. 40 tane yetim. Rehber eşliğinde yurdun içini gezdik. Yatakhanelerini görünce üniversiteyi okuduğumda Yurt Kur’da kaldığım yıllarda var olan ranza sistemini gördüm. İki katlı demir ranza sistemi… Yurtta yerlerde halı, kilim, sergi falan yok. Sonra çocukların toplu bulunduğu salona geçtik. Bu yetim çocukları biraz sevip, başlarını okşamak istedik. Çünkü Peygamber Efendimiz yetimleri çok sever, onlara kol kanat gererdi. Sahabeye de yetimlere iyi davranılmasını ve haklarının korunmasını emrederdi. Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadisi şerifinde: şöyle dediğini biliyorduk.  “Kim bir yetimin başını Allah rızası için okşarsa, elinin değdiği her kıl için kendisine sevap verilir” diye buyurmuştur. Bir başka hadisinde de: “Yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimseyle ben cennette işte böyle (iki parmağıyla göstererek) yan yanayız” buyurmuştur.
Yurtta kalan bu 40 yetimi biraz sevmek başlarını okşamak, onlarla oyun oynamak ve biraz sevindirmek istedik. Çocukların gözleri donuk bakıyor. Dokunup saçlarını okşadığın zaman gözlerinin içi gülüyor. Dokunduğunda kedinin kendini sevdirmesi gibi kendilerini sevdirmeye başlıyorlar. Ama nasıl da sevgiye muhtaçlar. Bazılarına ilgi ve sevgi gösterdiğimizde çok güzel sevinip mutlu oluyorken içlerinden birkaç tanesi hiç oyunlara dâhil olmadıkları gibi sanki hayata küsmüş ruhsuz gibiydiler. Belli ki savaşın travmasını yaşıyorlardır. Kim bilir belki de anne ve babaları gözlerinin önünde öldü ya da öldürüldüler.
– İHH’nın kurduğu çadırlarda yaşayan aileleri ziyaret ettik
Sonra İ.H.H’nın kurmuş olduğu  “Çadır Kentte” barınan aileleri ziyaret ettik. Gözlerimize inanamıyorduk. Şok geçiriyor ve hayretler içinde kalmıştık. Yaşadıklarına hayat denir mi bilemiyorum. Belki hayattalar ama buna yaşıyor denmez. Yaşam ile ölüm arası bir çizgideler. Ölmemişler belki ama hayatta da sayılmazlar…
Çadır kentte yaşayanlara bakıyoruz. Bir de Türkiye geliyor aklımıza. Biz Türkiye de evimizde kullandığımız eşyaların, malzemelerin az biraz eskiyince değiştirme – yenileme derdine düşüyoruz. Evimizde kullandığımız koltuklar, perdeler biraz yıpranınca yenisini almak; bir üst model telefonlar çıkınca hemen telefonumuzu yenilemek hatta imkânlar dâhilinde arabamızı evimizi yenilemenin derdine düşüyoruz. Ama burada bunların hiç birine imkân yok. Bırak imkânlarının olması hayalini dahi kuramazlar.  Çünkü bir şeyin hayalini kurmak için o şeyi ya görmek lazım, ya duymak lazım, ya da okumuş olmak lazım. Burada bunların hiç biri yok… Burada hayatta kalmanın savaşı veriliyor.
– Kurulan çadır kentlerde yaşayan ailelerden birine ait bir mutfak
Elektrik yok, Su yok, Ekmek Yok
Türkiye’de Hiç kimse demesin ki niye benim şuyum yok, buyum yok. Burada hiçbir şey yok.
Hiç bir yerde elektrik yok. Su yok. Su tankerlerle taşınıp evlere dağıtılıyor. Elektrik olarak ta bazı çadırlarda araba akülerinden var. Kutup başlarına kablo bağlanarak elektriğinden faydalanılıyor. Ekmek yok. Ekmek için Türkiye’de toplanan yardımlar dolayısı ile un geliyorsa İHH’nın fırınlarında ekmek yapılıyor ve çadır kente yaşayanlara ekmek dağıtılabiliyor. Ancak burada ilginç bir şeye şahit oluyoruz. O da şudur: Türkiye’de yaşanan seçim dolayısı ile Suriyelilerin seçim propagandası haline getirilmesi Suriye’ye giden yardımları olumsuz etkilemiş. Yardımlar da azalma olmuş. Hatta durma noktasına gelmiş olduğuna şahit oluyoruz.
Murat ŞİT – Eğitimci/Yazar
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM