logo

    Neden Hala Sınıftasınız?


    Ubeyde ALKAN
    ubeydealkan@gmail.com

    Bazılarının aklına geliyor olabilir. Bu seçmeli dersler neden müfredatta yer alıyor, ne işe yarayacak diye.

    Öğrenciler kendi istekleri doğrultusunda kendilerini daha rahat ifade edebileceği, akademik başarıdan ziyade sosyal yönlerini kuvvetlendirebileceği dersleri seçiyor ve o alanda ilerlemek ya da rahat etmek istedikleri dersi seçiyor. İşte bu derslerden biri olan Seçmeli Okuma Becerileri dersine giriyorum. Bu derste çocuklarla sessiz okuma yapıyor, okuduklarımızı özetliyor, yeri geliyor içerik hakkında konuşmalar yapıyoruz.

    Bir gün okulda son iki ders 5-C sınıfına dersim vardı.  Sınıfa girdim, yoklamaları aldım. Masaya oturup hep birlikte sessizce okumaya başladık. Benim önümde İskender Pala’nın son kitabı ABUMRABUM var.

    Bazı öğrenciler zevkle kitabını okurken bazıları ise sadece okuyormuş gibi görünüyor. Bunu bir öğretmenin farketmemesi zaten imkansız. Öğrencilerin üzerine çok gitmemek lazım. Çünkü zorla yaptırılacak bir şeyin zaten kimseye bir faydası olmayacaktır. Bu noktada öğretmene düşen görev öğrenciyi motive ve teşvik etmek olmalıdır.

    Kitabın satırları arasında kendimi o kadar kaybetmişim ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadım (Sanırım bu dersin en çok kendime faydası var). Son ders zili çaldı. Öğrenciler sanki kader mahkumu misali kodesteki sayılı günleri bitmiş gibi bir sevinçle hızla sınıfı boşaltmaya başladılar. Eşyalarını toparlayanlar hızla sınıftan çıkıyorlar. Öğrenci de haklı. 7 saat boyunca belki de bazen kendisini hiç cezbetmeyen bir ortamda kalmaktan bıkıyor.

    Ben ise kitaptaki bölüm sonunu getirmek için sandalyemde oturuyor, göz ucuyla da sınıftaki hareketliliği takip ediyorum.

    Bu sırada bir öğrencinin sessizce masanın yanına kadar gelip beni izlediğini farkedememişim.

    Sessizce “Öğretmenim” dedi.

    “Buyur kızım.” dedim.

    “Siz sınıftan çıkmayacak mısınız daha? Neden hala sınıftasınız?” dedi.

    Bir an afalladım. İçimden “Allah Allah bu kız neden şimdi böyle sordu ki?” diye düşünüyorum. Zihnimde bir cevap bulmaya çalışıyordum.

    “Ne oldu ki kızım, gitmemi mi istiyorsun?” diye sorunca.

    “Hayır öğretmenim. Diğer öğretmenlerimiz zil çalınca hemen sınıftan çıkıyorlar. Siz hala oturuyorsunuz merak ettim sadece.” dedi.

    Ben de “Sayfamı bitirip çıkacağım.” deyince şaşkın bir ifadeyle masadan uzaklaştı.

    Bir öğrenci neden böyle bir soru sorardı ki? Kendi kendime düşününce şöyle bir kanıya vardım. Öğretmenin tek görevi sınıfa girip dersini anlatıp çıkmak olmamalı.  Asıl görevi öğrenciye örnek olmaktır. Bir öğrenci dersini herkesten her yerden alabilir ama örnek alabileceği insan sayısı çok fazla değildir. Örneğin, zil çalar çalmaz öğrencilerin sınıftan hızla çıkması belki de öğretmeninin davranışını örnek almaktı.

    Öğrenci, öğretmeninin her anını video kaydına alıyor. Zihnine yerleştiriyor. Öğretmeninin oturması, kalkması, gülmesi, konuşması, yürümesi kısacası her şeyi öğrencinin gözü önünde gerçekleşiyor. Bu sebeple de öğretmen yaptığı işlere, hal ve davranışlarına, konuşmasına gülmesine, oturuşuna dikkat etmeli.

    Bu yüzdendir ki iyi bir nesil yetiştirmek, gönüllerde yer almak istiyorsak örnek alınabilecek insanlardan olmalıyız…

     

     

    Ubeyde ALKAN

    Eğitimci Yazar

    Etiketler: » »
    Share
    #

    Neden Hala Sınıftasınız?” için 1 yorum

    1. Ahmet Özcan : diyor ki:

      Tebrikler.Çok güzel bir yazı.önemli bir konuya parmak basmışsınız.Önemli konularda fikirlerinizi öğrenmek istiyorum.

      0

    İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

    • Teknolojiden Kurtulmayı Başaran Bayramlarımız…

      24 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet, Teknoloji

      Yaşanan her şeyin bir nedeni varmış meğer. Hiçbir sıkıntı sebepsiz değilmiş. Bayramlaşmayı unutup tatile dönüştürmüştük oysa. Arayıp sesimizi duymak yerine toplu mesajla ne de kolay çözüyorduk bu sorunu. Ne de olsa teknoloji var ne de olsa bunlar eski kültürden kalma formalitelerdi. Ve modern dünyanın gündeminde bile değildi. Birden bir şey oldu. O kültür bu kültür diye ayırt etmeden birden ışıklar söndü. Hayat yavaşladı. Koca dünyaya sığdıramadığımız hayatı eve sığdırmayı zorla da olsa başardık. Kimimiz 600 m2 ye kimiz 60 m2 ye.. ama çok büyü...
    • Gelin bir çocuğun kalbine girelim

      14 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

      Ramazan ayının 15. günü Dünya Yetimler Günü. Her ne kadar Ramazan ayını bu yıl Korona Virüsün gölgesinde sönük olarak geçirsek te, Ramazanın simgesi olan Teravih namazları kılınmasa da, Müslümanların cem olduğu toplandığı, toplu kıldıkları namaz olan Cuma namazları kılınmasa da oruçlar tutulmakta ve Ramazanın manevi atmosferi hissedilmeye çalışılmaktadır.Dün başladığımız Ramazanın bu gün 15. günü olmuş. Günler su gibi akıp gitmekte. Ramazanın 15’i olunca “Dünya Yetimler Günü” geldi aklıma. Dünya Yetim Günü nasıl belirlendi?2013 yılın...
    • Bilmez Beni

      14 Mayıs 2020 Genel, Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Kültür-Sanat, Manşet

      Örtmeyin üstümü alın yorganı Buz tutmuş yüreğim kar bilmez beniAşkınla örülmüş yağlı urganıTakmışım boynuma dar bilmez beniAraftır cehennem cennet arasıAğırdır bilirim yürek yarası Sızlıyor göğsümün aha burası Kor olup yanmışım nar bilmez beniKaptırdım gönlümü güzel bir kulaAlıp da başımı düşmüşüm yolaSavrulup dururum hep sağa solaKendimden gitmişim gar bilmez beniUyumak imkânsız uykular haramEridi bedenim azaldı daramHer gece kanıyor sızlayan yaramBen çoktan ölmüşüm yar bilmez beniBirkan Onat ...
    • Pandemide Yeni Alışkanlığımız; Evden Çalışma

      04 Mayıs 2020 Güncel, Haberler, Köşe Yazarları, Manşet

      Uzun süre evde olabilme hayalleri kuran var mıydı? Yıllarca yoğun çalışan birçok insanın hayaliydi uzun süre işten uzakta evde kalabilmek veya evden çalışabilmek. Ama böyle hayal edilmemişti. Hep o home ofice hikâyelerine bakar özenirdik.Dünyanın bütün gündemini değiştiren ve olumsuz etkileyen covid -19 salgınının yayılmasını önlemek için alınan en ciddi kararlardan biri sosyal izolasyonu yaşamımıza sokmak oldu. Sosyal izolasyon, çalışma hayatımızı doğrudan etkiledi. Çalışma hayatındaki bazı kurumlar evden çalışma modelini farklı şekille...